Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MEKFUL-ÜN BİH: | Kefâlet olunan kimse veya şey. |
| İçerisinde 'MEKFUL-ÜN BİH' geçenler | |
| İçerisinde 'MEKFUL-ÜN BİH' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MEKFUL-ÜN ANH : | Kendisine kefillik edilen kimse. |
| MEKFUL : | (Kefâlet. den) Kefil olmuş veya kefil olunmuş. |
| MEKFUF : | Kulplarından sıkıca bağlanıp heybe gibi asılmış. * Kilitlenmiş. * Heybe. * Dürülmüş, toplanmış. * Men olunmuş. Yasak edilmiş. |
| MEKFERE : | Örtecek, sertredecek yer. |
| MEKA : | (C: Emkâ) Tilki, tavşan ve bunlara benzer hayvanlar. * Canavarların inleri ve yatakları. |
| MEAB : | Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'. |