Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MENA: İki rıtıl. (İkiyüz altmış dirhem)
MENAAT: Sarplık, çetinlik, kavilik, güçlük.
MENAAT-I MEVKİİYE: Arazi sarplığı.
MENAB: Birinin yerini tutmak, nâib olmak. Birisine vekil olmak. Vekillik yeri.
MENABİ': (Menba'. C.) Kaynaklar. Pınarlar. Nebeân eden yerler.
Her şeyin zâhir olduğu yerler.
Servetlerin çıktığı yerler.
MENABİ-İ AŞERE: On menba.
MENABİ-İ SERVET: Zenginlik kaynakları.
MENABİK: Batman.
MENABİR: (Minber. C.) Minberler. Camilerde hatiblerin hutbe okumalarına mahsus kürsüler.
MENABİT: (Menbet ve Menbit. C.) Çayırlar, otlaklar.
MENACİL: (Mincel. C.) Ekin orakları.
MENACİM: (Mencem. C.) Terâzi kolları.
MENADİF: (Mindef. C.) Hallaç yayları.
MENADİL: (Mendil. C.) Mendiller. Küçük havlular, peçeteler.
MENAFİ': (Menfaat. C.) Menfaatler. Faydalar.
MENAFİ-İ UMUMİYE: Umumi menfaatler, umumi faydalar.
MENAFİH: (Minfâh. C.) Körükler.
MENAFİZ: (Menfez. C.) Delikler. Menfezler.
Nüfuz edecek yerler.
MENAH: f. Geniş, bol, ferâh.
Dar.
MENAHE: (C.: Menâih) (Nevha. dan) Ölü için ağlanacak yer. Mâtemhâne.
MENAHİ: (Nehi. C.) Menedilmiş şeyler. Şer'an yasak edilmiş olan şeyler.
MENAHİC: (Minhac-Menhec. C.) Açık ve geniş yollar. Bilinen büyük yollar.
MENAHİC-İ HÜKEMÂ: Hakîmlerin, ilm-i kelâm âlimlerinin meslekleri ve gittikleri mânevi yollar.
MENAHİL: (Menhel. C.) Durak yerleri. Durulacak sulak yerler.
Hayvan sulanan yerler.
MENAHİR: (Menhar. C.) Hayvan kesilecek yerler. Hayvan boğazlıyacak yerler. Mezbahaneler.
MENAHİR: (Menhir. C.) Burun delikleri.
MENAHİS: (Minhas. C.) Uğursuz şeyler.
MENAHİT: (Minhat. C.) (Tahta veya taş) yontma âletleri.
MENAHİZ: (Minhaz. C.) Burun delikleri.
MENAÎ: (Men'â. C.) Ölüm haberleri. Vefat haberleri. Kötü haberler.
MENAİF: Dağların sivri tepeleri.
MENAİH: (Menâhe. C.) Ölü için ağlanacak yerler. Mâtemhâneler.
MENAİR: (Menâvir) Minâreler.
Nur yerleri.
Alâmet.
MENAKIB: (Menkıbe. C.) Menkıbeler. Hayat hikâyeleri.
MENAKİB: (Menkeb. C.) Yollar.
Omuzlar.
MENAKÎR: (Minkar. C.) Minkarlar, gagalar. Yırtıcı kuşların gagaları. Taşçı kalemleri.
MENAKİR: (Münker. C.) Günah ve kötü şeyler.
MENAL: Yetiştirme, nâil olma, kavuşma.
Ele geçirilen şey. Nâil ve sahib olunan şey.
MENAM: Uyku. Uyku zamanı.
Rüya. Düş.
Uyunacak yer, yatak odası.
MENAME: Yatak, döşek.
MENAMEN: Uyuyarak. Uykuda olarak.
MENAR: Nur yeri. Fener kulesi.
Câmi minâresi.
Yol işaretleri.
MENARE: (C: Menâr-Menâvir) Alâmet, işaret.
Kandil.
Minare.
MENAS: Sığınacak yer. Melce'. Penah.
Deprenmek.
Fevt.
MENASI': (Minsa'. C.) Medine-i Münevvere'nin dışında meşhur bir yer.
MENASIB: (Mansıb. C.) Devletin başlıca hizmetleri. Makamlar, rütbeler, pâyeler.
MENASIB-I SEYFİYE: Askerlik hizmetleri.
MENASİK: (Mensek. C.) İbâdet edecek yerler. İbâdet ederken lüzum eden usul, yol ve tarz.
MENASİK-ÜL HAC: Hacı olmak için Mekke-i Mükerreme'ye gidenlerin Kâbe'yi ziyaret etme, Arafat'ta vakfeye durma, kurban kesme, ihram giyme, muayyen bir yerden bir yere kadar yürüme gibi yapılan ibadet rükünleri. (Bak: Sa'y)
MENASİM: (Mensim. C.) Yollar, tarikler, meslekler.
Alâmetler, izler, eserler, nişânlar.
İçerisinde 'MENA' geçenler
ÂLEM-İ MENÂM: Uyku âlemi, rüya âlemi.
FENN-İ MENAFİ-ÜL A'ZA: Bedendeki âzâların, uzuvların faydalarını anlatan ilim. (Bak: Anatomi)
İTTİHAD-I MENAFİ': Menfaatlerin bir ve ortak oluşu. İş birliği.
KEMENAN: (Kemin. C.) Pusuya gizlenmiş askerler. * Pusular.
MENAAT: Sarplık, çetinlik, kavilik, güçlük.
MENAAT-I MEVKİİYE: Arazi sarplığı.
MENAB: Birinin yerini tutmak, nâib olmak. Birisine vekil olmak. Vekillik yeri.
MENABİ': (Menba'. C.) Kaynaklar. Pınarlar. Nebeân eden yerler. * Her şeyin zâhir olduğu yerler. * Servetlerin çıktığı yerler.
MENABİ-İ AŞERE: On menba.
MENABİ-İ SERVET: Zenginlik kaynakları.
MENABİK: Batman.
MENABİR: (Minber. C.) Minberler. Camilerde hatiblerin hutbe okumalarına mahsus kürsüler.
MENABİT: (Menbet ve Menbit. C.) Çayırlar, otlaklar.
MENACİL: (Mincel. C.) Ekin orakları.
MENACİM: (Mencem. C.) Terâzi kolları.
MENADİF: (Mindef. C.) Hallaç yayları.
MENADİL: (Mendil. C.) Mendiller. Küçük havlular, peçeteler.
MENAFİ': (Menfaat. C.) Menfaatler. Faydalar.
MENAFİ-İ UMUMİYE: Umumi menfaatler, umumi faydalar.
MENAFİH: (Minfâh. C.) Körükler.
MENAFİZ: (Menfez. C.) Delikler. Menfezler. * Nüfuz edecek yerler.
MENAH: f. Geniş, bol, ferâh. * Dar.
MENAHE: (C.: Menâih) (Nevha. dan) Ölü için ağlanacak yer. Mâtemhâne.
MENAHİ: (Nehi. C.) Menedilmiş şeyler. Şer'an yasak edilmiş olan şeyler.
MENAHİC: (Minhac-Menhec. C.) Açık ve geniş yollar. Bilinen büyük yollar.
MENAHİC-İ HÜKEMÂ: Hakîmlerin, ilm-i kelâm âlimlerinin meslekleri ve gittikleri mânevi yollar.
MENAHİL: (Menhel. C.) Durak yerleri. Durulacak sulak yerler. * Hayvan sulanan yerler.
MENAHİR: (Menhar. C.) Hayvan kesilecek yerler. Hayvan boğazlıyacak yerler. Mezbahaneler.
MENAHİR: (Menhir. C.) Burun delikleri.
MENAHİS: (Minhas. C.) Uğursuz şeyler.
MENAHİT: (Minhat. C.) (Tahta veya taş) yontma âletleri.
MENAHİZ: (Minhaz. C.) Burun delikleri.
MENAÎ: (Men'â. C.) Ölüm haberleri. Vefat haberleri. Kötü haberler.
MENAİF: Dağların sivri tepeleri.
MENAİH: (Menâhe. C.) Ölü için ağlanacak yerler. Mâtemhâneler.
MENAİR: (Menâvir) Minâreler. * Nur yerleri. * Alâmet.
MENAKIB: (Menkıbe. C.) Menkıbeler. Hayat hikâyeleri.
MENAKİB: (Menkeb. C.) Yollar. * Omuzlar.
MENAKÎR: (Minkar. C.) Minkarlar, gagalar. Yırtıcı kuşların gagaları. Taşçı kalemleri.
MENAKİR: (Münker. C.) Günah ve kötü şeyler.
MENAL: Yetiştirme, nâil olma, kavuşma. * Ele geçirilen şey. Nâil ve sahib olunan şey.
MENAM: Uyku. Uyku zamanı. * Rüya. Düş. * Uyunacak yer, yatak odası.
MENAME: Yatak, döşek.
MENAMEN: Uyuyarak. Uykuda olarak.
MENAR: Nur yeri. Fener kulesi. * Câmi minâresi. * Yol işaretleri.
MENARE: (C: Menâr-Menâvir) Alâmet, işaret. * Kandil. * Minare.
MENAS: Sığınacak yer. Melce'. Penah. * Deprenmek. * Fevt.
MENASI': (Minsa'. C.) Medine-i Münevvere'nin dışında meşhur bir yer.
MENASIB: (Mansıb. C.) Devletin başlıca hizmetleri. Makamlar, rütbeler, pâyeler.
MENASIB-I SEYFİYE: Askerlik hizmetleri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MENAAT : Sarplık, çetinlik, kavilik, güçlük.
MEN : f. Ben. (Farsçada birinci şahıs zamiri) (Bak: Mâ)
MEAB : Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...