Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MESA: Akşam. Akşam vakti. Akşam olmak.
Gamlı olmak.
Öğleden güneş batıncaya kadarki vakit.
MESA': Kuyumcu eşyası.
MESAB: Rücu edecek, geri dönecek yer. Kuyu ağzında su çeken kimsenin durduğu yer.
Havuz ortası.
Suyun biriktiği yer.
MESABE: Derece. Menzile. Rütbe.
Sevab yeri.
Merci, melce'.
MESABİH: (Misbah. C.) Lâmbalar. Fenerler. Siraclar.
MESACİD: Mescidler. Namazgâhlar. Küçük namaz yerleri.
MESAET: Fena ve kötü bir iş yapma. Fenalık etme.
MESAFAT: (Mesâfe. C.) Mesafeler. Uzaklıklar.
MESÂFÂT-I BAİDE: Uzak mesafeler.
MESAFE: Uzaklık. Uzunluk.
Ara.
Bir nevi uzaklık ölçme usulü.
MESAFF: (Saff. dan) (C.: Mesâff) Sıra sıra dizilme yeri.
MESAFİR: (Mesfer. C.) Bir şeyin görülen tarafları.
MESAG: Açlık.
Geçmesi kolay olan.
İtibar, değer.
İzin. Müsaade. Ruhsat, cevaz.
MESAG-İ KANUNÎ: Kanunen izin ve ruhsat verilmiş.
MESAG-İ ŞER'Î: Şeriatın verdiği izin.
MESAH (MÜSUHA): Yemeğin tatsız ve tuzsuz olması.
MESAHA: Genişlik.
Genişlik ölçme.
MESAHİF: Sahifeler. Kitap sahifeleri.
Kur'anlar. Mushaflar.
MESAİ: Çalışma. Çalışmalar.
İş zamanı.
MESAİ-İ CEMİLE: Güzel çalışmalar.
MESAİB: Musibetler.
Güçlükler.
MESAİB-İ DÜNYEVİYE: Dünya musibetleri ve güçlükleri.
MESAİB: Felâketler. Uğursuzluklar. Suubetler. Güçlükler.
MESAİD: (Mas'ad. C.) Yukarı çıkacak yerler.
MESAİD: (Mas'ad. C.) (Sayd. dan) Av yerleri.
MESAİD: (Mesâdet. C.) Saâdet ve mutluluğa sebep olan hâl ve ahlâklar.
MESAİL: Mes'eleler.
MESAİL-İ AMÎKA: Derin mevzular. Derin mes'eleler.
MESAİL-İ DİNİYE: Dinî mes'eleler.
MESAİL-İ HİLAFİYE: İhtilaf mevzuu olan mes'eleler.
MESAİL-İ HUKUKİYE: Hukuk meseleleri.
MESAİL-İ İMANİYE: İmanî mes'eleler.
MESAİL-İ ŞETTA: Dağınık mes'eleler, maddeler.
MESAİR: (Mis'ar. C.) Ateşi karıştırmağa yarıyan demirler.
MESAJ: Fr. Sözle veya yazı ile gönderilen haber.
Bir devlet adamının veya makam sahibi şahsiyetin, diğer bir şahsiyete veya cemaate gönderdiği yazılı haber.
MESAK: Bir şey ileri sürmek.
Sevk edilecek yer.
MESAK-I KELÂM: Kelâmın sevk edildiği yer, maksad.
MESAKIB: (Miskab C.) Delme âletleri, matkablar.
MESAKIL: (Mıskal. C.) Cilâlayan veya parlatan âletler.
MESAKIT: (Maskat ve Maskıt. C.) Bir şeyin düştüğü yerler.
İnsanın doğduğu yerler.
MESAKÎL: (Miskal. C.) Miskaller, 1,43 dirhemlik ağırlık ölçüleri.
MESAKİN: Meskenler. Oturacak yerler.
MESAKÎN: (Miskin. C.) Ziyadesiyle fakir olanlar. Miskinler. Uyuşuklar. Zavallı, fakir kimseler.
Oturanlar.
MESA'LEBE: Tilkisi çok olan yer.
MESALİB: Eksiklikler. Ayıplar. Kusurlar.
MESALİH: (Maslahat. C.) Maslahatlar. İşler.
MESALİH-İ MÜRSELE: (Bak: Maslahat-ı mürsele)
MESALİK: (Meslek. C.) Meslekler. Tutulan yollar. Süluk edilen yollar.
MESALL: Kabından çıkmış nesne.
MESAM: (Mesâmet) Duracak yer.
İçerisinde 'MESA' geçenler
BU'D-İ MESAFE: Gidilen yolun uzaklığı.
DÂR-ÜL MESAİ: Çalışma yeri. Mesai yeri. Atölye.
DUHMESAN: Kara yağız, iri yapılı adam. * Akılsız adam.
HABL-ÜL MESAKÎN: Sarmaşık bitkisi.
HASÂT-I MESANE: Tıb: Sidik kesesinde meydana gelen taş.
KURB-İ MESÂFE: Yer, mekân yakınlığı.
MESA': Kuyumcu eşyası.
MESAB: Rücu edecek, geri dönecek yer. Kuyu ağzında su çeken kimsenin durduğu yer. * Havuz ortası. * Suyun biriktiği yer.
MESABE: Derece. Menzile. Rütbe. * Sevab yeri. * Merci, melce'.
MESABİH: (Misbah. C.) Lâmbalar. Fenerler. Siraclar.
MESACİD: Mescidler. Namazgâhlar. Küçük namaz yerleri.
MESAET: Fena ve kötü bir iş yapma. Fenalık etme.
MESAFAT: (Mesâfe. C.) Mesafeler. Uzaklıklar.
MESÂFÂT-I BAİDE: Uzak mesafeler.
MESAFE: Uzaklık. Uzunluk. * Ara. * Bir nevi uzaklık ölçme usulü.
MESAFF: (Saff. dan) (C.: Mesâff) Sıra sıra dizilme yeri.
MESAFİR: (Mesfer. C.) Bir şeyin görülen tarafları.
MESAG: Açlık. * Geçmesi kolay olan. * İtibar, değer. * İzin. Müsaade. Ruhsat, cevaz.
MESAG-İ KANUNÎ: Kanunen izin ve ruhsat verilmiş.
MESAG-İ ŞER'Î: Şeriatın verdiği izin.
MESAH (MÜSUHA): Yemeğin tatsız ve tuzsuz olması.
MESAHA: Genişlik. * Genişlik ölçme.
MESAHİF: Sahifeler. Kitap sahifeleri. * Kur'anlar. Mushaflar.
MESAİ: Çalışma. Çalışmalar. * İş zamanı.
MESAİ-İ CEMİLE: Güzel çalışmalar.
MESAİB: Musibetler. * Güçlükler.
MESAİB-İ DÜNYEVİYE: Dünya musibetleri ve güçlükleri.
MESAİB: Felâketler. Uğursuzluklar. Suubetler. Güçlükler.
MESAİD: (Mas'ad. C.) Yukarı çıkacak yerler.
MESAİD: (Mas'ad. C.) (Sayd. dan) Av yerleri.
MESAİD: (Mesâdet. C.) Saâdet ve mutluluğa sebep olan hâl ve ahlâklar.
MESAİL: Mes'eleler.
MESAİL-İ AMÎKA: Derin mevzular. Derin mes'eleler.
MESAİL-İ DİNİYE: Dinî mes'eleler.
MESAİL-İ HİLAFİYE: İhtilaf mevzuu olan mes'eleler.
MESAİL-İ HUKUKİYE: Hukuk meseleleri.
MESAİL-İ İMANİYE: İmanî mes'eleler.
MESAİL-İ ŞETTA: Dağınık mes'eleler, maddeler.
MESAİR: (Mis'ar. C.) Ateşi karıştırmağa yarıyan demirler.
MESAJ: Fr. Sözle veya yazı ile gönderilen haber. * Bir devlet adamının veya makam sahibi şahsiyetin, diğer bir şahsiyete veya cemaate gönderdiği yazılı haber.
MESAK: Bir şey ileri sürmek. * Sevk edilecek yer.
MESAK-I KELÂM: Kelâmın sevk edildiği yer, maksad.
MESAKIB: (Miskab C.) Delme âletleri, matkablar.
MESAKIL: (Mıskal. C.) Cilâlayan veya parlatan âletler.
MESAKIT: (Maskat ve Maskıt. C.) Bir şeyin düştüğü yerler. * İnsanın doğduğu yerler.
MESAKÎL: (Miskal. C.) Miskaller, 1,43 dirhemlik ağırlık ölçüleri.
MESAKİN: Meskenler. Oturacak yerler.
MESAKÎN: (Miskin. C.) Ziyadesiyle fakir olanlar. Miskinler. Uyuşuklar. Zavallı, fakir kimseler. * Oturanlar.
MESA'LEBE: Tilkisi çok olan yer.
MESALİB: Eksiklikler. Ayıplar. Kusurlar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MESA' : Kuyumcu eşyası.
MEAB : Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...