Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MEVH: Avucuyla su içmek.
MEVH: Kuyunun suyu çok olmak.
MEVHİBE: İhsan. Sevgi. Hediye.
MEVHİBE-İ İLÂHİYE: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ve hediyesi.
MEVHİL: (Vahl. den) Çamurlu yer.
MEVHİN: Gece yarısına yakın vakit.
MEVHUB: (C.: Mevâhib) (Vehb. den) İhsan edilmiş, verilmiş, hibe olunmuş, bağışlanmış.
Fık: Karşılıksız olarak birine verilmiş.
MEVHUBAT: (Mevhub. C.) Bağışlar, ihsanlar, bahşişler.
MEVHUBE: Verilmiş. İhsan edilmiş. Karşılıksız olarak birisine verilmiş mal.
MEVHUM: Aslı olmayıp evham mahsulü olan. Vehim.
MEVHUMÂT: Mevhumlar. Asılsız olduğu hâlde zihinde meydana gelen şeyler.
MEVHUME: Vehim, kuruntu ve hayâl nev'inden bir şey.
MEVHUN: Zayıf ve arık adam. Zayıflamış kimse.
İçerisinde 'MEVH' geçenler
HABL-İ MEVHUM: Mc: Daima olacak gibi görünüp de gittikçe uzaklaşan istek, gaye. Mevhum ip.
HATT-I MEVHUM: Hayalî çizgi.
KAZİYE-İ MEVHUME: Man: Mâkul işler üzerine kuvve-i vâhimenin hükmeylediği kâzib kaziyyedir.
MEVHİBE: İhsan. Sevgi. Hediye.
MEVHİBE-İ İLÂHİYE: Cenab-ı Hakk'ın ihsan ve hediyesi.
MEVHİL: (Vahl. den) Çamurlu yer.
MEVHİN: Gece yarısına yakın vakit.
MEVHUB: (C.: Mevâhib) (Vehb. den) İhsan edilmiş, verilmiş, hibe olunmuş, bağışlanmış. * Fık: Karşılıksız olarak birine verilmiş.
MEVHUBAT: (Mevhub. C.) Bağışlar, ihsanlar, bahşişler.
MEVHUBE: Verilmiş. İhsan edilmiş. Karşılıksız olarak birisine verilmiş mal.
MEVHUM: Aslı olmayıp evham mahsulü olan. Vehim.
MEVHUMÂT: Mevhumlar. Asılsız olduğu hâlde zihinde meydana gelen şeyler.
MEVHUME: Vehim, kuruntu ve hayâl nev'inden bir şey.
MEVHUN: Zayıf ve arık adam. Zayıflamış kimse.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MEVHİBE : İhsan. Sevgi. Hediye.
MEV'A : Her nesnenin evveli.
MEAB : Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...