Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MEVZ: Muz ağacı.
MEVZİ': Bir şey konulacak yer.
MEVZU': Bahis. Üzerinde durulan mes'ele.
Aşağılanmış olan.
Konulmuş. Vaz olunmuş.
Uydurma. Doğru ve hakikat olmayan.
Geçer olan, muteber, işlemekte olan, câri.
MEVZU-U BAHS: Kendisinden bahsedilen. Bahis konusu.
MEVZUA: Kabul edilmiş esas. İlk önce ele alınan fikir. Müsellem ve âşikâr olan kaziyye, hüküm.
MEVZUAT: Bahsedilen hususlar. Bir şeyin esasını teşkil eden hususat. Tatbikat halinde olan hükümler ve kaideler.
MEVZUAT-I BEŞER: İnsanların koyup kabul ettikleri hükümler ve kanunlar.
MEVZUN: Vezinli. Ölçülü. Tartılı. Düzgün.
Yakışıklı.
Her bir vasfı ölçülü ve i'tidal üzere bulunup, sırf iyi ve güzel şeylere nâil olan.
MEVZUNAT: (Mevzun ve Mevzune. C.) Vezinli ve tartılı şeyler.
MEVZUNEN: Vezinli olarak. Ölçülü olarak.
MEVZUNİYET: Düzgün, hesaplı ve düzenli.
Mevzun olma hâli.
İçerisinde 'MEVZ' geçenler
EHADİS-İ MEVZUA: (Bak: Hadis-i Mevzu')
ENDAM-I MEVZUN: Düzgün endam, düzgün beden.
HADÎS-İ MEVZU': Başkası tarafından söylendiği hâlde Peygamberimize (A.S.M.) isnad edilen hadis. Muan'an veya senedlerle tesbit edilmemiş hadistir. Manası yanlış demek değildir.
HUKUK-U MEVZUA: Konulmuş kanunların meydana getirdiği hukuk.
KADD-İ MEVZUN: Mevzun boy, biçimli boy.
KAMET-İ MEVZUN: Düzgün ve yakışıklı boy.
MEVZİ': Bir şey konulacak yer.
MEVZU': Bahis. Üzerinde durulan mes'ele. * Aşağılanmış olan. * Konulmuş. Vaz olunmuş. * Uydurma. Doğru ve hakikat olmayan. * Geçer olan, muteber, işlemekte olan, câri.
MEVZU-U BAHS: Kendisinden bahsedilen. Bahis konusu.
MEVZUA: Kabul edilmiş esas. İlk önce ele alınan fikir. Müsellem ve âşikâr olan kaziyye, hüküm.
MEVZUAT: Bahsedilen hususlar. Bir şeyin esasını teşkil eden hususat. Tatbikat halinde olan hükümler ve kaideler.
MEVZUAT-I BEŞER: İnsanların koyup kabul ettikleri hükümler ve kanunlar.
MEVZUN: Vezinli. Ölçülü. Tartılı. Düzgün. * Yakışıklı. * Her bir vasfı ölçülü ve i'tidal üzere bulunup, sırf iyi ve güzel şeylere nâil olan.
MEVZUNAT: (Mevzun ve Mevzune. C.) Vezinli ve tartılı şeyler.
MEVZUNEN: Vezinli olarak. Ölçülü olarak.
MEVZUNİYET: Düzgün, hesaplı ve düzenli. * Mevzun olma hâli.
NA-MEVZUN: f. Ahenksiz, ölçüsüz, vezinsiz, orantısız. * Edb: Vezni bozuk veya hiç olmayan manzume.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MEVZİ' : Bir şey konulacak yer.
MEV'A : Her nesnenin evveli.
MEAB : Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...