Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MEYN: | (C.: Müyun) Yalan. Yalan söyleme. |
| İçerisinde 'MEYN' geçenler | |
| ÂLEMEYN: | İki âlem. Dünya ve âhiret. |
| HÂCC-ÜL HAREMEYN: | Usulüne uygun surette, Mekke-i Mükerreme'yi ve Medine-i Münevvere'yi ziyaret eden. |
| HÂDİM-ÜL HAREMEYN-İŞ ŞERİFEYN: | Hilâfeti haiz olmaları hasebiyle Osmanlı Padişahlarına verilen ünvandır. Haremeyn; Mekke ile Medine'ye denilir. İslâm âleminin bu iki şehre hürmet-i mahsusaları sebebiyle ve daha fazla tâzim kasdiyle şerif sıfatını da ilâve ederek "Haremeyn-iş şerifeyn" denilmiştir. Haremeyn'in Hâdimi mânasına gelen bu tâbir ise ilk evvel Yavuz Sultan Selim hakkında kullanılmış, daha sonra bütün padişahlar hakkında istimal olunmuştur. Yavuz Sultan Selim Han Halep'i fethettiği haftanın ilk cum'a namazını Melik Zâhir camiinde eda ederken, hatib hutbede "Malik-ül Haremeyn-iş Şerifeyn" şeklinde adını anar anmaz, Yavuz Selim derhal yerinden kalkarak: "Haremeyn'in maliki olmak ne haddimdir. Ben Haremeyn'in hizmetkârı olmakla iftihar ederim." demek suretiyle tevazu göstermiş ve bu tabir ondan sonra, hutbelerde o suretle söylenmiştir. |
| HAKEMEYN: | İki hakem. * Tar: Sıffîn Vak'asında Hz. Ali (R.A.) ile Hz. Muaviye (R.A.) arasında hakem seçilen Amr İbn-ül As ile Ebu Muse-l Eş'arî. |
| HAREMEYN: | İki mukaddes harem. Müşrik ve kâfirlere yasak olan mukaddes Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere. |
| HAREMEYN-İ ŞERİFEYN: | Mekke'deki Kâbe ile Medine'deki Ravza-i Mutahhara. |
| HAREMEYN-İ ŞERİFEYN: | Mekke'deki Kâbe ile Medine'deki Ravza-i Mutahhara. |
| İMAMEYN: | İki İmam. * Fık: Ekseriyetle Hanefî kitaplarında "İmameyn" dendiği zaman "İmam-ı Ebu Yusuf ile İmam-ı Muhammed" anlaşılır. Bazan da İmam-ı A'zam ile İmam-ı Şâfiî Hz.lerine söylenir. |
| MUHASIMEYN: | Bir dâvâ veya çekişmede birbirine karşı olan iki kimse. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MEY : | f. şarap, içki. (Bak: şarab) |
| MEAB : | Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'. |