Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MEZİ: | İlm-i Halde: Kadınla oynamak veya şehvetle yanına gelmek gibi hâllerde erkeğin tenasül cihazında zuhur eden yapışkan renksiz akıcı cisim. (Bu hâl abdesti bozar, gusül icab ettirmez) |
| MEZÎD: | Çoğalma. Ziyade etme. |
| MEZÎK: | Su ile karışık süt. |
| MEZİL: | Daralıp gönlündeki sırrı ifşâ eden, sıkıntıdan içindeki sırrı açıklayan. Ayağı uyuşmuş. Malını ve sırrını herkese gösterip açıklayan. Küçük cüsseli, zayıf, hafif kimse. |
| MEZİLLET: | Yanlışlığa sebeb olacak şey. Ayak kayacak yer. |
| MEZİR: | Zarif kimse. Katı kalbli ve cesur. İşlerinde nüfuzlu olan. |
| MEZİR: | Fâsid olmak, fesatçılık yapmak. |
| MEZİYYAT: | (Meziyyet. C.) Meziyyetler. Üstünlük vasıfları. |
| MEZİYYET: | İyilik. İyi ve salih hareket ve faaliyet.(Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu' ve mahviyet iken, tahakküm ve tekebbüre sebep olmuştur. Fukaranın aczi, avâmın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken; esaret ve mahkûmiyetlerine müncer olmuştur. M.) |
| MEZİYYET-İ İFÂDE: | İfâde meziyeti. |
| İçerisinde 'MEZİ' geçenler | |
| Fİ'L-İ MEZİD: | Fiilin aslına harf ilâve edilen fiil. |
| HARF-İ MEZİD: | Arabçada masdar olan kelimeye harf ilâvesi ile başka masdar yapılır. Bu ilâve edilen harflere "Harf-i mezid" denir. Meselâ: kelimesinde harf-i aslî üçtür. $ (mükâtebe) dendiği zaman, "Müfâale masdarı şekline göre, mim ve elif harfleri, harf-i meziddendir" denir. |
| HEL MİN MEZİD: | Daha yok mu? Daha olmayacak mı? mânâlarında kullanılır. |
| MEZÎD: | Çoğalma. Ziyade etme. |
| MEZÎK: | Su ile karışık süt. |
| MEZİL: | Daralıp gönlündeki sırrı ifşâ eden, sıkıntıdan içindeki sırrı açıklayan. * Ayağı uyuşmuş. * Malını ve sırrını herkese gösterip açıklayan. * Küçük cüsseli, zayıf, hafif kimse. |
| MEZİLLET: | Yanlışlığa sebeb olacak şey. * Ayak kayacak yer. |
| MEZİR: | Zarif kimse. * Katı kalbli ve cesur. * İşlerinde nüfuzlu olan. |
| MEZİR: | Fâsid olmak, fesatçılık yapmak. |
| MEZİYYAT: | (Meziyyet. C.) Meziyyetler. Üstünlük vasıfları. |
| MEZİYYET: | İyilik. İyi ve salih hareket ve faaliyet.(Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu' ve mahviyet iken, tahakküm ve tekebbüre sebep olmuştur. Fukaranın aczi, avâmın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken; esaret ve mahkûmiyetlerine müncer olmuştur. M.) |
| MEZİYYET-İ İFÂDE: | İfâde meziyeti. |
| RUBAÎ-İ MEZİD: | Kendisine harf ilâve edilmiş olan aslı dört harfli mastar. |
| SÜLASÎ MEZİD: | Esası, kelime kökü üç harften ibaret olduğu halde, başka harfler ilâvesiyle, başka masdar teşkil edilmiş olur. Aslı üç harfli masdar demektir. |
| SÜLASÎ MEZİDÜN FİH: | Gr: Zaid harf almış ve kökünde üç aslî harf bulunan kelime. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MEZÎD : | Çoğalma. Ziyade etme. |
| MEZ' : | Evmek, acele, sür'at. * Kesmek. |
| MEAB : | Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'. |