Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MEZE: Tad. Çeşni. Zevk.
Eğlence, alay, lâtife.
MEZEBBE: Sinekli yer.
Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı.
MEZELLET: Alçaklık. Zelillik.
MEZEMMET: Ayıplama. Kınama. Yerme.
Kınanacak, yerilecek iş.
MEZEN: Usul, kaide. Yol. Âdet. Örf.
İçerisinde 'MEZE' geçenler
HEMEZE: Vesvese. Şeytanın desisesi. Kuruntu.
HÜMEZE: (Hemz. den) Dürtüştürücü, kırıcı, ısırıcı, sıkıcı. * El ve kaş işâretleri ile ayıplama. * Bir kişinin ardından ayıplarını söyleyen. Gammaz.
HÜMEZE SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 104. suresi olup Mekkîdir.
LÜMEZE: Bir kimsenin arkasından ayıplarını söyliyen. Gıybet eden.
MEZEBBE: Sinekli yer. * Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı.
MEZELLET: Alçaklık. Zelillik.
MEZEMMET: Ayıplama. Kınama. Yerme. * Kınanacak, yerilecek iş.
MEZEN: Usul, kaide. Yol. Âdet. Örf.
MUGAMEZE: Birini göz işaretiyle zemmetme.
MÜLAMEZE: Ayıplamak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MEZEBBE : Sinekli yer. * Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı.
MEZ' : Evmek, acele, sür'at. * Kesmek.
MEAB : Dönülecek yer. Sığınılacak yer. Melce'.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...