Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MUALLAK: | Askıda. Hakkında karar verilmemiş, hallolunmamış. Havada boşta duran. Sürüncemede kalmış iş. Edb: Açık hece, bir vokalle okunan hece. (Bak: Müsned) |
| İçerisinde 'MUALLAK' geçenler | |
| CİSR-İ MUALLÂK: | Asma köprü. |
| ECEL-İ MUALLAK: | Levh-i Mahv İsbat'ta mukadder olarak yazılı, bâzı şartlarla mukayyed olan ecel. Ecel-i müsemma. |
| HADÎS-İ MUALLAK: | Senedinin yalnız ibtidasından bir veya birkaç ravisi hazf edilmiş olan hadistir. Meselâ: Bir zat kendi şeyhini ve şeyhinin şeyhini zikr etmeksizin onların fevkindeki râvilerden itibaren senedi zikr etse ta'likte bulunmuş olur. (Ist. Fık.K.) |
| ITK-I MUALLAK: | Bir şarta talik suretiyle vuku bulan ıtkdır. Bir kimsenin kölesine "şu işi yaparsan hürsün" demesi gibi ki, köle o işi yapınca azad olur. (Ist. Fık. K.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MUALLA : | Yüksek, yüce, âli. Makamı ve rütbesi yüksek. |
| MUALEBE : | Erkeğin, karısı ile oynaması. |
| MUABBİR : | (İbâret. den) Rüyâ tabir eden. Görülen rüyalardan mânâ çıkaran. |