Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MUAR: Ödünç alınmış olan mal.
MUARAZA: Bir şeyden yan verip sapmak.
Biri ile yarışmak.
Birbirine karşı gelmek. Sözle karşılıklı mücadele. Söz mücadelesi.
MUARAZA-İ BİL-HURUF: Söz, yazı veya fikir ile birisine karşı gelmek. Sözlü mücâdele. (Bak: Muallekat-ı seb'a)
MUARAZA-İ BİS-SÜYUF: Kılınçla, kuvvetle, silâhla mücadele etmek. Silâhla karşı koymak.
MUARE: Zarar etmek.
MUAREFE: Karşılıklı görüşme ve tanışma.
Gr: Nekre olmayan kelime. Muayyen ve harf-i târifli olmak. (Bak: Lâm)
MUAREKAT: (Muâreke. C.) (Ark. dan) Vuruşmalar, savaşlar, kavgalar.
MUAREKE: (C.: Muârekât) Kavga. Vuruşma. Muharebe. Döğüşme.
MUARIZ: Bir şeyden yan çizen. Muâraza eden. Karşı gelen. (Bak: Münâkaşa)
MUARIZ-ÜL KELÂM: (Bak: Maarîz-ül kelâm)
MUARIZÎN: (Muârız. C.) Muârızlar, muhalifler. Karşı gelenler.
MUARRA: Fenalıktan uzak. Boş. Beri. Yüksek. Temiz. Çıplak.
MUARREB: Arablaştırılmış. Arablaşmış.
MUARREF: Târif edilmiş, anlatılıp bildirilmiş. Bildik. Belli. Bilinen.
Gr: Harf-i târifli kelime.
Mat: Sınırlı. Hududlu.
MUARRES: Çömlek koyacak yer. Gecenin geç vakitlerinde inilecek yer.
MUARRIK: (Arak. dan) Tıb: Terletici ilâç.
MUARRIZ: Dokunaklı söz söyliyen.
MUARRİF: Târif edici. Anlatıcı. İzah edip bildirici. Tanıtan. Tercüman.
MUARRİFÂN: (Tesniye şeklindedir) İki tarif edici.
f. Tarif ediciler. Muarrifler.
MUARRİYE: Hekim bıçağı.
İçerisinde 'MUAR' geçenler
KESB-İ MUÂREFE: Bir mevzuda çalışarak ihtisas sahibi olmak. Birbinini tanımak ve alışmak.
MUARAZA: Bir şeyden yan verip sapmak. * Biri ile yarışmak. * Birbirine karşı gelmek. Sözle karşılıklı mücadele. Söz mücadelesi.
MUARAZA-İ BİL-HURUF: Söz, yazı veya fikir ile birisine karşı gelmek. Sözlü mücâdele. (Bak: Muallekat-ı seb'a)
MUARAZA-İ BİS-SÜYUF: Kılınçla, kuvvetle, silâhla mücadele etmek. Silâhla karşı koymak.
MUARE: Zarar etmek.
MUAREFE: Karşılıklı görüşme ve tanışma. * Gr: Nekre olmayan kelime. Muayyen ve harf-i târifli olmak. (Bak: Lâm)
MUAREKAT: (Muâreke. C.) (Ark. dan) Vuruşmalar, savaşlar, kavgalar.
MUAREKE: (C.: Muârekât) Kavga. Vuruşma. Muharebe. Döğüşme.
MUARIZ: Bir şeyden yan çizen. Muâraza eden. Karşı gelen. (Bak: Münâkaşa)
MUARIZ-ÜL KELÂM: (Bak: Maarîz-ül kelâm)
MUARIZÎN: (Muârız. C.) Muârızlar, muhalifler. Karşı gelenler.
MUARRA: Fenalıktan uzak. Boş. Beri. Yüksek. Temiz. Çıplak.
MUARREB: Arablaştırılmış. Arablaşmış.
MUARREF: Târif edilmiş, anlatılıp bildirilmiş. Bildik. Belli. Bilinen. * Gr: Harf-i târifli kelime. * Mat: Sınırlı. Hududlu.
MUARRES: Çömlek koyacak yer. Gecenin geç vakitlerinde inilecek yer.
MUARRIK: (Arak. dan) Tıb: Terletici ilâç.
MUARRIZ: Dokunaklı söz söyliyen.
MUARRİF: Târif edici. Anlatıcı. İzah edip bildirici. Tanıtan. Tercüman.
MUARRİFÂN: (Tesniye şeklindedir) İki tarif edici. * f. Tarif ediciler. Muarrifler.
MUARRİYE: Hekim bıçağı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MUARAZA : Bir şeyden yan verip sapmak. * Biri ile yarışmak. * Birbirine karşı gelmek. Sözle karşılıklı mücadele. Söz mücadelesi.
MUABBİR : (İbâret. den) Rüyâ tabir eden. Görülen rüyalardan mânâ çıkaran.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...