Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MUAVVEZETÂN: | (Muavvezeteyn) Kur'ân-ı Kerim'in son iki suresi. (Dâima okunacak gâyet lüzumlu dersleri verdiği ve her çeşit şerli işlerden Allah'a sığınmayı tavsiye ve emrettiği için bu isim verilmiştir.) |
| İçerisinde 'MUAVVEZETÂN' geçenler | |
| İçerisinde 'MUAVVEZETÂN' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MUAVVEZ : | Gerdanlık. Nazarlık. Nüsha geçirilecek yer. * Evin etrafındaki mer'a. |
| MUAVVEC : | (İvec. den) Eğik, eğri, eğilmiş. |
| MUAVVAK : | (Avk. dan) Ta'vik edilip geriye bırakılmış iş. |
| MUÂVAZA : | İki tarafın da ivaz vererek, anlaşarak yaptığı akit. Sayışma. Bir şeyi diğer bir şeye bedel, ivaz olarak vermek. Aslı olmadığı halde menfaat celbi için hususi bir surette müzakere ile yapılan hileli iş. Yapmacık. |
| MUABBİR : | (İbâret. den) Rüyâ tabir eden. Görülen rüyalardan mânâ çıkaran. |