| Kelime | Anlam |
|---|
| MUCİB: | (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen. Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen. |
| MUCİB-İ BİZZAT: | İster istemez kendisi işi yapmaya mecbur olan. Serbest ve istediği gibi hareket edemeyen. (Meselâ: Güneş ışığının, güneşin kendi zâtının zaruri neticesi olması gibi.) |
| MUCİB-İ İSTİKRAH: | Nefrete, sevmemeye sebeb olan. |
| MUCİB-İ TEYAKKUZ: | Teyakkuzu, yâni uyanıklığı icâb ettiren. |
| MUCİBE-İ KÜLLİYE: | Man: Müsbet ve umumi (şumüllü) olan kaziye. |
| MUCÎB: | (Cevab. dan) İcabet eden, uyan. Kendisinden istenilen iş ve suali cevaplandıran. |
| MUCİBAT: | (Mucib. C.) Sebepler. |
| İçerisinde 'MUCİB' geçenler |
|---|
| BER-MÛCİB: | f. Gereğince, icabına göre. |
| ESBAB-I MÛCİBE: | Gerektiren sebebler. İcab eden sebepler. |
| MUCİB-İ BİZZAT: | İster istemez kendisi işi yapmaya mecbur olan. Serbest ve istediği gibi hareket edemeyen. (Meselâ: Güneş ışığının, güneşin kendi zâtının zaruri neticesi olması gibi.) |
| MUCİB-İ İSTİKRAH: | Nefrete, sevmemeye sebeb olan. |
| MUCİB-İ TEYAKKUZ: | Teyakkuzu, yâni uyanıklığı icâb ettiren. |
| MUCİBE-İ KÜLLİYE: | Man: Müsbet ve umumi (şumüllü) olan kaziye. |
| MUCİBAT: | (Mucib. C.) Sebepler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| MUCİB-İ BİZZAT : | İster istemez kendisi işi yapmaya mecbur olan. Serbest ve istediği gibi hareket edemeyen. (Meselâ: Güneş ışığının, güneşin kendi zâtının zaruri neticesi olması gibi.) |
| MUCÎ : | (Vecâ. dan) Acıtan, ağrıtan. |
| MUCEB : | İcâb etmiş, lâzım gelmiş. Bir söz veya emrin icâb ettiği şey, netice. * Büyük bir memurun, kendisine sunulan evrakı tasdik için ettiği işaret. |
| MUABBİR : | (İbâret. den) Rüyâ tabir eden. Görülen rüyalardan mânâ çıkaran. |