Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| MUCİB-İ BİZZAT: | İster istemez kendisi işi yapmaya mecbur olan. Serbest ve istediği gibi hareket edemeyen. (Meselâ: Güneş ışığının, güneşin kendi zâtının zaruri neticesi olması gibi.) |
| İçerisinde 'MUCİB-İ BİZZAT' geçenler | |
| İçerisinde 'MUCİB-İ BİZZAT' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| MUCİB-İ İSTİKRAH : | Nefrete, sevmemeye sebeb olan. |
| MUCİB : | (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen. * Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen. |
| MUCÎ : | (Vecâ. dan) Acıtan, ağrıtan. |
| MUCEB : | İcâb etmiş, lâzım gelmiş. Bir söz veya emrin icâb ettiği şey, netice. * Büyük bir memurun, kendisine sunulan evrakı tasdik için ettiği işaret. |
| MUABBİR : | (İbâret. den) Rüyâ tabir eden. Görülen rüyalardan mânâ çıkaran. |