Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
MUDİ': Fık: Malının muhâfazasını başkasına emânet ve havâle eden.
MUDÎ: Işık verici, parlak ve ruşen olan.
MUDÎK: (Bak: Muzîk)
MUDİLL: İdlâl edici, yoldan çıkaran, eğri yola teşvik edici.
MUDİLLE: (Dalâlet. den) Baştan çıkaran, azdıran, doğru yoldan saptıran.
MUDİYYEN: Giderek, geçerek.
İçerisinde 'MUDÎ' geçenler
AMUDÎ: Yukarıdan aşağıya dikey olarak. Direk gibi yukarıdan aşağıya düz ve şakulünde olarak.
CÜMUDİYE: Büyük buz dağ. Glâsiye. Buzul. Aysberg.
ELEKTRİK-İ MUDİ: (Elektrik-i muzi) Parlak ışık veren, parlayan lâmba.
MAHMUDİYE: Sultan 2. Mahmud adına yapılan ve kalyon büyüklüğünde olan eski bir harp gemisi. * Sultan 1. Mahmud zamanında basılan 23 ayar altın. * Sultan 2. Mahmud zamanında basılan ve yirmibeş gümüş kuruş değerinde olan ince altın sikke.
MUDİ': Fık: Malının muhâfazasını başkasına emânet ve havâle eden.
MUDÎK: (Bak: Muzîk)
MUDİLL: İdlâl edici, yoldan çıkaran, eğri yola teşvik edici.
MUDİLLE: (Dalâlet. den) Baştan çıkaran, azdıran, doğru yoldan saptıran.
MUDİYYEN: Giderek, geçerek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
MUDİ' : Fık: Malının muhâfazasını başkasına emânet ve havâle eden.
MUDA' : Fık: Emâneten kendine bir şey bırakılan kimse. * Serkeş ve oynak olmayıp, mazlum ve sâkin olan at.
MUABBİR : (İbâret. den) Rüyâ tabir eden. Görülen rüyalardan mânâ çıkaran.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...