Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NÜKTE: İnce mânalı söz, idraki ve anlaşılması nezâket ve zarifliğe dayanan nazik husus. İbarenin asıl mânasından başka olan nazik ve lâtif mânâ, dikkatle anlaşılabilen ince mânâ.
Yere ağaçla vurup eser bırakmak.
NÜKTE-ÂMİZ: f. Nükte karıştıran.
NÜKTEBÎN: f. İnceliği gören, nükteyi anlıyabilen. Kavrayışlı, anlayışlı, zeki.
NÜKTEDÂN: f. Nükte bilen. İnce ve zarif kimse.
NÜKTEDÂNÎ: Nüktecilik, nüktedanlık.
NÜKTEDÂR: f. Nükteli söz söyleyen. Nükteli konuşan.
NÜKTEGU: f. Nükteli konuşan, nükteli söz söyleyen.
NÜKTEGUYÎ: f. Nükteli konuşma. Nükteli söz söyleme.
NÜKTEPERDAZ: (C.: Nükteperdâzân) f. Nükteli söz söyleyen, nükteli konuşan.
NÜKTEPİRA: f. Nükteye süs veren.
NÜKTESENC: (C.: Nüktesencân) f. Nükteyi değerlendiren. Nükteden anlayan. Nükteyi yerinde kullanan.
NÜKTEVER: f. Nükteyi anlamakta mâhir olan, nükte bilen.
İçerisinde 'NÜKTE' geçenler
NÜKTE-ÂMİZ: f. Nükte karıştıran.
NÜKTEBÎN: f. İnceliği gören, nükteyi anlıyabilen. Kavrayışlı, anlayışlı, zeki.
NÜKTEDÂN: f. Nükte bilen. İnce ve zarif kimse.
NÜKTEDÂNÎ: Nüktecilik, nüktedanlık.
NÜKTEDÂR: f. Nükteli söz söyleyen. Nükteli konuşan.
NÜKTEGU: f. Nükteli konuşan, nükteli söz söyleyen.
NÜKTEGUYÎ: f. Nükteli konuşma. Nükteli söz söyleme.
NÜKTEPERDAZ: (C.: Nükteperdâzân) f. Nükteli söz söyleyen, nükteli konuşan.
NÜKTEPİRA: f. Nükteye süs veren.
NÜKTESENC: (C.: Nüktesencân) f. Nükteyi değerlendiren. Nükteden anlayan. Nükteyi yerinde kullanan.
NÜKTEVER: f. Nükteyi anlamakta mâhir olan, nükte bilen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NÜKTE-ÂMİZ : f. Nükte karıştıran.
NÜKAF : Deveyi öldüren bir verem.
NÜAME : Eksen. Çark veya çıkrık ortasındaki mihver.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...