Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NÜKTEDÂR: | f. Nükteli söz söyleyen. Nükteli konuşan. |
| İçerisinde 'NÜKTEDÂR' geçenler | |
| İçerisinde 'NÜKTEDÂR' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NÜKTEDÂN : | f. Nükte bilen. İnce ve zarif kimse. |
| NÜKTE : | İnce mânalı söz, idraki ve anlaşılması nezâket ve zarifliğe dayanan nazik husus. İbarenin asıl mânasından başka olan nazik ve lâtif mânâ, dikkatle anlaşılabilen ince mânâ. * Yere ağaçla vurup eser bırakmak. |
| NÜKAF : | Deveyi öldüren bir verem. |
| NÜAME : | Eksen. Çark veya çıkrık ortasındaki mihver. |