Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NÜMUN: f. Gösteren, benzer, müşabih olan.
NÜMUNE: f. Örnek, misâl, misal olarak gösterilen. Düstur ve misâl olacak şey.
NÜMUNE-İ İMTİSAL: Örnek tutulacak şey.
NÜMUNEHANE: f. Nümunelik şeylerin konulduğu yer.
Müze.
İçerisinde 'NÜMUN' geçenler
CEHENNEM-NÜMUN: f. Cehennem gibi çok azab verici.
HÂLET-İ CEHENNEM-NÜMUN: Cehennem gibi çok azab verici hal.
İBRETNÜMUN: f. İbret olan, ders olan.
KUHNÜMUN: f. Heybetli, azametli. Dağ gibi görünen.
NÜMUNE: f. Örnek, misâl, misal olarak gösterilen. Düstur ve misâl olacak şey.
NÜMUNE-İ İMTİSAL: Örnek tutulacak şey.
NÜMUNEHANE: f. Nümunelik şeylerin konulduğu yer. * Müze.
REHNÜMUN: Rehberler, yol göstericiler.
REHNÜMUNÎ: f. Kılavuzluk, rehberlik.
RU-NÜMUN: f. Meydana çıkan, yüz gösterici.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NÜMUNE : f. Örnek, misâl, misal olarak gösterilen. Düstur ve misâl olacak şey.
NÜMUD : f. Gösteren, görünen, benzeyen.
NÜMA : f. Gösteren veya gözüken mânasında olup, birleşik kelimeler yapılır.
NÜAME : Eksen. Çark veya çıkrık ortasındaki mihver.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...