Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NİŞA: f. Nişasta.
NİŞAD: Bir kimseye yemin vermek.
NİŞAN(E): f. İz. Nişan. Alâmet. İşaret.
Yara izi.
Hedef, vurulması istenen nokta.
Hâtıra için dikilen taş.
Taltif için verilen madalya.
Evlenmeden önceki anlaşma ve karar işareti veya merasim.
Tuğra.
Ferman.
NİŞANE-İ TASDİK: Kabul edildiğine dâir işaret, tasdik işareti.
Mu'cizeler.(Kabir, ehl-i iman için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısı (olduğunu) ihbar eden 124 bin muhbir-i sâdık, ellerinde nişane-i tasdik olan mu'cizeler bulunan enbiyalar ve o enbiyaların haber verdikleri aynı haberleri, keşif ve zevk ve şuhud ile tasdik eden ve imza basan 124 milyon evliyanın aynı hakikata şehadetleri ve hadd ü hesaba gelmeyen muhakkiklerin kat'i delilleriyle o enbiya ve evliyanın aklen ilmelyakîn derecesinde isbat ettikleri ve yüzde doksandokuz ihtimal-i kat'i ile "idam ve zindan-ı ebedîden kurtulmak ve o yolu saadet-i ebediyeye çevirmek, yalnız iman ve itaatledir" diye ittifaken haber veriyorlar. S.) (Bak: Muhbir-i sâdık)
NİŞANDE: Hedef. Nişan olarak dikilmiş şey.
NİŞANE: (Bak: Nişan)
NİŞANGÂH: f. Hedef yeri. Nişan tahtası.
Silâh namlusunun üstünde bulunan, nişan almağa yarayan kısım.
İçerisinde 'NİŞA' geçenler
HATIR-NİŞAN: f. Hatırda kalan, akılda duran.
NİŞAD: Bir kimseye yemin vermek.
NİŞAN(E): f. İz. Nişan. Alâmet. İşaret. * Yara izi. * Hedef, vurulması istenen nokta. * Hâtıra için dikilen taş. * Taltif için verilen madalya. * Evlenmeden önceki anlaşma ve karar işareti veya merasim. * Tuğra. * Ferman.
NİŞANE-İ TASDİK: Kabul edildiğine dâir işaret, tasdik işareti. * Mu'cizeler.(Kabir, ehl-i iman için bu dünyadan daha güzel bir âlemin kapısı (olduğunu) ihbar eden 124 bin muhbir-i sâdık, ellerinde nişane-i tasdik olan mu'cizeler bulunan enbiyalar ve o enbiyaların haber verdikleri aynı haberleri, keşif ve zevk ve şuhud ile tasdik eden ve imza basan 124 milyon evliyanın aynı hakikata şehadetleri ve hadd ü hesaba gelmeyen muhakkiklerin kat'i delilleriyle o enbiya ve evliyanın aklen ilmelyakîn derecesinde isbat ettikleri ve yüzde doksandokuz ihtimal-i kat'i ile "idam ve zindan-ı ebedîden kurtulmak ve o yolu saadet-i ebediyeye çevirmek, yalnız iman ve itaatledir" diye ittifaken haber veriyorlar. S.) (Bak: Muhbir-i sâdık)
NİŞANDE: Hedef. Nişan olarak dikilmiş şey.
NİŞANE: (Bak: Nişan)
NİŞANGÂH: f. Hedef yeri. Nişan tahtası. * Silâh namlusunun üstünde bulunan, nişan almağa yarayan kısım.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NİŞAD : Bir kimseye yemin vermek.
NİŞ : f. (Arı, akrep gibi böceklerde olan) İğne. * Diken. * Ağu, zehir.
Nİ : f. Nefy edatıdır. (Bak: Na-Ne)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...