Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NİSA: | (C.: Nisvân) Kadınlar. |
| NİSA SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in dördüncü suresi. |
| NİSAB: | Zekât ölçüsü, ölçü miktarı. Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. Asıl, esas. Sermaye mal. Derece, had. Fık: Altının nisabı: 20 miskal; gümüşünki 200 dirhem (yani 600 gram); koyun ile keçinin 40 adet; sığır, manda 30; ve devenin nisabı da 5'dir. Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması şart olan âza sayısı. Hisse, nasib. İstenilen had, derece. (Bak: Zekât) |
| NİSAB-I EKSERİYET: | Ekseriyet derecesi. Çoğunluk derecesi. |
| NİSACET: | Dokumacılık. |
| NİSAÎ: | (Nisâiye) Kadınlarla alâkalı, kadınlara dâir. |
| NİSAL: | (Nasl. C.) Ok ve kargı gibi şeylerin uçlarındaki sivri demirler. |
| NİSAR: | Saçmak, dağıtmak. İ'ta etmek. Vermek. |
| NİSARÇİN: | f. Saçılan şeyleri toplayan. |
| NİSAR: | "Saçan, saçıcı" mânasına gelir ve kelimeleri sıfatlandırır. Meselâ: Pertev-nisar $ : Işık saçan. |
| NİSAR (-): | "Saçan, saçıcı" mânasına gelir ve kelimeleri sıfatlandırır. Meselâ: Pertev-nisar Işık saçan. |
| İçerisinde 'NİSA' geçenler | |
| ANBER-NİSAR: | f. Güzel koku yayan. Anber kokulu. |
| ATEŞ-NİSAR: | f. Ateş saçan.* Mc: Çok öfkeli, çok kızgın. |
| CAN-NİSAR: | f. Canını harcayan, canını fedâ eden. |
| EMRAZ-I NİSAİYE: | Kadın hastalıkları. |
| ENİSAN: | f. Boş ve mânasız yalan söz. |
| GAMM-NİSAR: | f. Hüzün veren, kederli eden. |
| GEVHER-NİSAR: | f. Cevher serpen. * Mc: Düzgün konuşan, güzel söz söyleyen. |
| HADŞE-NİSAR: | f. Merak veren, vesvese. |
| KANİSA: | (C.: Kavânıs) Taşlık denilen ve kuşlarda olan bir organ. |
| KENİSA: | (Kenise) (C.: Kenâis) Kilise. |
| LEM'A-NİSAR: | Parlaklık saçan. |
| MUHAZAT-I NİSA: | Fık: Kadınlarla erkeklerin namazda aynı hizada aynı safta beraber durmaları (ki, bazı şartlar müvacehesinde namazı ifsad eden bir haldir.) |
| NEŞ'E-NİSAR: | f. Neşe dağıtan. |
| NİSA SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in dördüncü suresi. |
| NİSAB: | Zekât ölçüsü, ölçü miktarı. * Üzerine zekât verilmesi farz olan mal miktarı. * Asıl, esas. Sermaye mal. Derece, had. * Fık: Altının nisabı: 20 miskal; gümüşünki 200 dirhem (yani 600 gram); koyun ile keçinin 40 adet; sığır, manda 30; ve devenin nisabı da 5'dir. * Bir mecliste görüşmeye başlanabilmek, yahut karar verebilmek için bulunması şart olan âza sayısı. * Hisse, nasib. * İstenilen had, derece. (Bak: Zekât) |
| NİSAB-I EKSERİYET: | Ekseriyet derecesi. Çoğunluk derecesi. |
| NİSACET: | Dokumacılık. |
| NİSAÎ: | (Nisâiye) Kadınlarla alâkalı, kadınlara dâir. |
| NİSAL: | (Nasl. C.) Ok ve kargı gibi şeylerin uçlarındaki sivri demirler. |
| NİSAR: | Saçmak, dağıtmak. * İ'ta etmek. Vermek. |
| NİSARÇİN: | f. Saçılan şeyleri toplayan. |
| NİSAR: | "Saçan, saçıcı" mânasına gelir ve kelimeleri sıfatlandırır. Meselâ: Pertev-nisar $ : Işık saçan. |
| NİSAR (-): | "Saçan, saçıcı" mânasına gelir ve kelimeleri sıfatlandırır. Meselâ: Pertev-nisar Işık saçan. |
| RAYİHANİSAR: | f. Koku saçan. |
| TAİFE-İ NİSÂİYE: | (Taife-i nisâ) Kadınlar taifesi, grubu. |
| ZİYANİSAR: | (Ziya-nisâr) f. Işık saçan, ışık serpen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NİSA SURESİ : | Kur'an-ı Kerim'in dördüncü suresi. |
| NİS' : | (C.: Ensu') Gizlemek. * Gitmek. * Sarkık olmak. * Kuzey rüzgârı. |
| Nİ : | f. Nefy edatıdır. (Bak: Na-Ne) |