Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NAİYE: | Ölüm haberi götüren, kötü haber veren. |
| İçerisinde 'NAİYE' geçenler | |
| MAHSULÂT-I SINÂİYE: | Endüstri mahsulleri. |
| MUKADDEME-İ İSTİSNAİYE: | Man: İçinde istisnâ edatı olan evvelki kaziye. "Eğer güneş doğarsa gündüz olacak. Güneş doğmuştur." kaziyelerinde: "Eğer güneş doğarsa" kaziyesi Mukaddeme-i istisnâiyedir. |
| MÜSTESNÂİYE: | Başkalarından üstün, başkalarından ayrı bir tarza tâbi. Başkalara benzemeyen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NAÎ : | Kötü haber veren. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |