Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NAAT: (Bak: Na't)
İçerisinde 'NAAT' geçenler
İSTİSNAAT: (İstisna. C.) İstisnalar, müstesna kılmalar, ayırmalar.
KANAAT: Aç gözlü olmayıp hırs göstermemek. Kısmetinden fazlasına göz dikmemek. Helâl ile yetinip haramı istememek. Az şeyi de olsa kısmetine razı olmak.(Semere-i sa'yine ve kısmetine rıza kanaattir, meyl-i sa'yi kuvvetlendirir. Mevcuda iktifa dûnhimmetliktir. M.) (Bak: Himmet)
KANAATBAHŞ: f. Kanaat verici, inandırıcı.
KANAATKÂR: f. Kanaat sâhibi. Kanaat edip az şeyle iktifâ eden.
KANAATKÂRANE: f. Kanaat sâhibi bir kimseye yakışır tarzda.
KÜNC-İ KANAAT: Kanaat köşesi.
MENAAT: Sarplık, çetinlik, kavilik, güçlük.
MENAAT-I MEVKİİYE: Arazi sarplığı.
MÜMANAAT: (Mümâneat) Mâni olma. Set çekme. Önleme. Muhâlefet.
SINAAT: (C.: Sanâyi') San'at, mahâret, ustalık.
ŞENAAT: Fenâlık, kötülük, alçaklık. * Cenab-ı Hakk'ın emrine muhalif hareket.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NAAM : (Bak: Neam)
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...