Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NADİD: Salkımları sık olan üzüm veya muz.
İçi doldurulmuş yastık, minder, şilte gibi şeyler.
İçerisinde 'NADİD' geçenler
ENADİD: Perişan, saçılmış, dağılmış, pejmürde şeyler. Perakende.
HABNADİDE: (Hâb-nâdide) f. Büluğa ermemiş çocuk. Erginlik çağına gelmemiş erkek veya kız.
SANADİD: Bahadır ve şeci' olanlar. Kahramanlar. İleri gelenler, reisler, padişahlar.
SANADİD-İ KUREYŞ: Kureyş'in ileri gelenleri, seraskerleri, büyükleri.
SANADİD-İ KUREYŞ: Kureyş'in ileri gelenleri, seraskerleri, büyükleri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NADİ : Nidâ eden, haykıran, çağıran. * Halkın, meşveret gibi, birşey konuşmak üzere bir yere toplanmaları. Nitekim İslâmdan evvel Mekke'de Kureyş'in toplandığı meclis binasına "Darünnedve" denilirdi. Nâdi; orada ve o gibi yerlerde toplanan heyettir ki; bezm, meclis, mahfil, kongre tâbirleri gibidir. (E.T.)
NADAR : (Nadâret) Altun.
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...