Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NADİM: Nedamet etmiş, pişman.
NADİMÂNE: f. Pişmanlıkla, pişman olarak, nedamet duyarak.
NADİMİYET: Pişmanlık, nedamet.
İçerisinde 'NADİM' geçenler
MÜNADİM: Nedimlik eden. Meclis arkadaşı.
MÜNADİMÎN: (Münadim. C.) Nedimler. Bir büyüğün yakını olan kimseler.
NADİMÂNE: f. Pişmanlıkla, pişman olarak, nedamet duyarak.
NADİMİYET: Pişmanlık, nedamet.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NADİMÂNE : f. Pişmanlıkla, pişman olarak, nedamet duyarak.
NADİ : Nidâ eden, haykıran, çağıran. * Halkın, meşveret gibi, birşey konuşmak üzere bir yere toplanmaları. Nitekim İslâmdan evvel Mekke'de Kureyş'in toplandığı meclis binasına "Darünnedve" denilirdi. Nâdi; orada ve o gibi yerlerde toplanan heyettir ki; bezm, meclis, mahfil, kongre tâbirleri gibidir. (E.T.)
NADAR : (Nadâret) Altun.
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...