Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NADIC: | (C.: Nevadıc) Olgunlaşmış, olmuş, kıvama gelmiş. |
| NADİC: | Olgun meyve. İyi pişmiş et. |
| İçerisinde 'NADIC' geçenler | |
| İçerisinde 'NADIC' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NADİ : | Nidâ eden, haykıran, çağıran. * Halkın, meşveret gibi, birşey konuşmak üzere bir yere toplanmaları. Nitekim İslâmdan evvel Mekke'de Kureyş'in toplandığı meclis binasına "Darünnedve" denilirdi. Nâdi; orada ve o gibi yerlerde toplanan heyettir ki; bezm, meclis, mahfil, kongre tâbirleri gibidir. (E.T.) |
| NADAR : | (Nadâret) Altun. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |