Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NAFE: | f. Derisi kürk yapımında kullanılan hayvanların postlarının karnı altındaki deri kısmı. |
| NAFE-RİZ: | f. Koku saçan. Göbek düşüren. |
| İçerisinde 'NAFE' geçenler | |
| ANÂFET: | Kabalık, sertlik. |
| İSTİNAFEN: | İstinaf yolu ile. |
| KERNAFE: | (C.: Kürnüf) Dibinden kesilmiş olan hurma ağacının budakları. |
| MÜNAFERAT: | (Nefret. C.) Nefret etmeler, tiksinmeler. Arada olan soğukluklar. |
| MÜNAFERET: | Birbirinden kaçıp nefret etmek, karşılıklı huzursuzluk. * Adâvet, hased ve şeref cihetinde hakeme müracaat eylemek. * Birbiri ile müfahere eylemek. |
| MÜNAFESAT: | (Münâfese. C.) (Nefs. den) Münâfeseler. |
| MÜNAFESE: | Başkasında görülen bir kemale imrenip ona yetişebilmek ve daha ileri gidebilmek için, nefislerin nefâsette, iyi şeylerde yarışması hissidir ki, nefsin şerefinden ve uluvv-i himmetinden neş'et eder. Hased ile arasında fark açıktır. Hased eden kimse, kemâle düşmandır; hased ettiği kimsenin zararından, nimetinin zevâlinden memnun olur.Münâfis, yarışçı ise kemâle aşıktır. O, karşısındakinin sukutunu değil; kendisinden daha ileri gitmesini ister. (E.T.) |
| MÜNAFESE: | Üfürüşmek. |
| MÜNAFEŞE: | Hesap görürken iyice araştırıp, birşeyi terk etmemek. |
| NAFE-RİZ: | f. Koku saçan. * Göbek düşüren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NAFE-RİZ : | f. Koku saçan. * Göbek düşüren. |
| NÂF : | f. Göbek. * Mc: Orta. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |