Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NAFIZ: Çok titreten. Sıtma.
NAFİZ: İçe işleyen. Delip geçen. İçeri giren.
Sözü geçen, kendine itaat edilen. Te'sirli, nüfuzlu.
NAFİZ-ÜL EMR: Emri geçip sözü dinlenilen.
Kendisine itaat edip boyun eğilen.
NAFİZ-ÜL KELİM: Sözü geçen.
NAFİZ: Çok fazla titreten sıtma.
NAFİZE: Karından vurulup arkaya çıkmış olan yara.
NAFİZİYET: Sözü geçerlik, nâfizlik.
İçerisinde 'NAFIZ' geçenler
KANAFİZ: (Kunfuz. C.) Kirpiler. * Dağ fareleri.
MENAFİZ: (Menfez. C.) Delikler. Menfezler. * Nüfuz edecek yerler.
NAFİZ-ÜL EMR: Emri geçip sözü dinlenilen. * Kendisine itaat edip boyun eğilen.
NAFİZ-ÜL KELİM: Sözü geçen.
NAFİZE: Karından vurulup arkaya çıkmış olan yara.
NAFİZİYET: Sözü geçerlik, nâfizlik.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NAFİZ-ÜL EMR : Emri geçip sözü dinlenilen. * Kendisine itaat edip boyun eğilen.
NAFİ : (Nefiy. den) Giderici, yok eden, nefyeden, menfi yapan.
NÂF : f. Göbek. * Mc: Orta.
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...