Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NAHİRE: | Ufalanmış. Çürümüş. Rüzgârla savrulur, yel estikçe ses verir, delik deşik olmuş kemik. |
| NAHİRE: | Ayın birinci günü. Ayın son gecesi. |
| İçerisinde 'NAHİRE' geçenler | |
| İçerisinde 'NAHİRE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NAHİR : | (Nahr. dan) Kesilmiş, boğazlanmış. |
| NAHİ : | (Nehy. den) Nehyeden, yasak eden, önleyen. |
| NAH : | f. Göbek. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |