Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NAKİZ(E): | (Nakz. dan) Zıt, karşı. Birbirine karşı, zıt olan şey veya iş. Man: Bir şeyin, bir kaziyenin hükmüne, mânasına muhalif olan veya ondan başka kaziye. Bir şeyi ref'eden şey. (Meselâ: "Her insan hayvandır. Bazı insan hayvan değildir." kaziyeleri birbirinin nakizidir. Nakiz ile zıd beyninde fark vardır. Nakizeyn; ne cem' olurlar, ne de ma'dum. Zıddeyn; cem' olmazlar, ikisi de bir arada olmazlar, ma'dum olurlar. Eyer ve semerden çıkan ses. |
| İçerisinde 'NAKİZ(E)' geçenler | |
| İçerisinde 'NAKİZ(E)' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NAKİZA : | Dağ içindeki yol. |
| NAKİ' : | Tâze. * Şifâlı devâ. |
| NAK : | f. Nisbet edatı olarak kelimelere eklenir, sıfat meydana getirilir. Meselâ: Gam-nâk $ : Gamlı, kederli. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |