Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NASIBE: | (Bk: Nasibe) |
| NASİBE: | Müfrit Haricîlerden ve Emevîlerden ve Hz. Ali'ye (R.A.) çok muhalif olan zümrenin adı. |
| NASİBE: | (C.: Nesâib) Yollara dikilen işaret taşı. Bir yere dikilen taş. |
| İçerisinde 'NASIBE' geçenler | |
| HURUF-U NÂSİBE: | Gr: Muzari (geniş zaman) fiilinin başına getirildiğinde o fiili nasbeden harfler. (En), (Len), (İzen), (Key) harfleri gibi. |
| UMUR-U MÜTENASİBE: | Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NASİB : | Nasbeden, bir şeyi bir şeye diken. * Gr: Harfi (e) diye üstün okutan. |
| NASİ : | Unutan, nisyan eden. |
| NAS : | f. İnsanlar. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |