Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NASS: Kat'ilik, kesinlik, açıklık. Te'vile ihtimali olmayan söz veya delil.
Kur'ân-ı Kerim veya Hadis-i Şerifde bir iş ve mes'ele hakkında olan açıklık ve bu şekilde açık olan kelâm ve âyet. Akide.
Bir haberi kimden aldığını söyleyerek, en nihayet o haberi ilk söyleyene kadar nakledilişi isbat etmek.Bazılarınca istihraç ve izhar mânâlarından me'huzdur. Bir şeyin belâğ ve nihayetine denir. Bundan başka: Delil, haber, seyr-i şedid, ref', hüccet, bürhan, zuhur mânalarına da gelir.
NASS-I HADİS: Hadisin açık, gerçek ifadesi. Muhtemeli olmayan sağlam mânaya delâlet eden lâfız. Delil mânâsına olan "Nass-ül fukaha" bundan alınmıştır.
NASS-I KATI': Mânâsı açık olan Kur'an âyetlerinden delil olarak gösterilen âyet.
NASSAH: Terzi, hayyat.
NASSÎ: Nass'a ait. Her türlü şübhe ve tereddüdün ve tenkidin üstünde tutulacak şekilde olan kesinlik, kat'ilik, açıklık. Bedahet.
Âyet ve hadisle doğruluğu sâbit olan.
NASSİYE: (yun: Dogmatizm) Fls: Bir görüşün doğruluğuna peşin olarak inanan ve bu inanışlarını tenkide tabi tutmayanların düşünüş tarzı. Son heceleri .. izm ile biten görüşler, taraftarlarınca peşin olarak kabul edildiklerinden birer dogmatik görüş örneğidir. Meselâ; komünizm, materyalizm, darvinizim, birer dogmatizm mâhiyetindedirler. İslâmda zorlama yoktur, inanç için bilgi ve tefekkür esastır. Hakiki düşünce hürriyeti İslâmda vardır. İslâm dışında ...izmle biten görüşler önderlerini tartışılmaz otorite olarak kabul eder ve karşı görüşte olanlara her türlü baskı ve zulmü reva görürler.
İçerisinde 'NASS' geçenler
MENASSA: Çeyiz odası. * Yüksek yer, çardak.
MEVRİD-İ NASS: Nass ile gelen mes'ele. Nass olan yer. Kat'i delil olan husus.
MUNASSAB: (Nasb. dan) Birbirinin üzerine tertiplenmiş olan.
MÜTENASSIB: Dikilen. Ayakta dikilip duran.
MÜTENASSIH: (Nush. dan) Nasihat dinleyip uslanan. Öğüt kabul eden.
MÜTENASSIHÂNE: f. Nasihat dinleyerek. Öğüt kabul ederek.
MÜTENASSIR: (Nasr. dan) Hristiyan olan. Hristiyanlığı kabul eden.
MÜTENASSIS: Tedkik edilip incelendikten sonra karar verilen. * Delil ve hüccet ile sabit olan.
NASS-I HADİS: Hadisin açık, gerçek ifadesi. Muhtemeli olmayan sağlam mânaya delâlet eden lâfız. Delil mânâsına olan "Nass-ül fukaha" bundan alınmıştır.
NASS-I KATI': Mânâsı açık olan Kur'an âyetlerinden delil olarak gösterilen âyet.
NASSAH: Terzi, hayyat.
NASSÎ: Nass'a ait. Her türlü şübhe ve tereddüdün ve tenkidin üstünde tutulacak şekilde olan kesinlik, kat'ilik, açıklık. Bedahet. * Âyet ve hadisle doğruluğu sâbit olan.
NASSİYE: (yun: Dogmatizm) Fls: Bir görüşün doğruluğuna peşin olarak inanan ve bu inanışlarını tenkide tabi tutmayanların düşünüş tarzı. Son heceleri .. izm ile biten görüşler, taraftarlarınca peşin olarak kabul edildiklerinden birer dogmatik görüş örneğidir. Meselâ; komünizm, materyalizm, darvinizim, birer dogmatizm mâhiyetindedirler. İslâmda zorlama yoktur, inanç için bilgi ve tefekkür esastır. Hakiki düşünce hürriyeti İslâmda vardır. İslâm dışında ...izmle biten görüşler önderlerini tartışılmaz otorite olarak kabul eder ve karşı görüşte olanlara her türlü baskı ve zulmü reva görürler.
TENASSÜB: Dikilip durma.
TENASSUH: Nasihat almak, aklı başına gelmek. * Başkası hakkında iyilik istemek.
TENASSUK: Nizâmına koyma, tertib etme, düzenleme.
TENASSUR: Nasrânileşme. Hıristiyan dinine girme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NASS-I HADİS : Hadisin açık, gerçek ifadesi. Muhtemeli olmayan sağlam mânaya delâlet eden lâfız. Delil mânâsına olan "Nass-ül fukaha" bundan alınmıştır.
NAS : f. İnsanlar.
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...