Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NASUH: | Hâlis. Temiz. Kesin, kat'i. Çok nasihat eden. |
| NASUHÎ: | (Nasuhiyye) Bozulmaz şekilde tövbe eden. |
| İçerisinde 'NASUH' geçenler | |
| NASUHÎ: | (Nasuhiyye) Bozulmaz şekilde tövbe eden. |
| TENASUH: | Birbirine nasihat etme. |
| TEVBE-İ NASUH: | Sâdık tevbe. Nasuh tevbesi. Rücu' ettiği günaha bir daha dönmemek veya tevbe eylediği günahı bir daha yapmamak için kasd ve niyet etmek ve bunda tam kararlı olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NASUHÎ : | (Nasuhiyye) Bozulmaz şekilde tövbe eden. |
| NAS : | f. İnsanlar. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |