Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NATIK: | Konuşan. Söz eden, söyleyen, beyan eden. İdrak eden. Bildiren. Fikir ederek düşünen. Altın ve gümüş gibi olan mal. |
| NATIKA: | (Nutk. dan) Düşünüp söylemek hassası. Fesahat ve belâgatta söyleme kuvveti. Talâkat-ı lisan, güzel konuşabilme kabiliyeti. |
| NATIKA-İ CEMİYET: | Cemiyetin nâtıkası, yâni: Söz söyleme kudreti. |
| NATIKAPERDAZ: | f. Düzgün ve te'sirli söz söyleyen. |
| NATIKIYYET: | Konuşmaklık, söz söylemeklik. |
| İçerisinde 'NATIK' geçenler | |
| FANATİK: | Fr. Bir dinin veya mezhebin çok aşırı taraftarı olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NATİH : | (Nâtıh) : (C: Nevâtıh) Sana karşı gelen hayvan. * Şiddetli emir. |
| NAT' (NATA'-NIT') : | (C.: Nütu'-Entâ') Sahtiyan döşek. * Zahir olmak, âşikâre olmak, görünmek. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |