| Kelime | Anlam |
|---|
| NAVE: | f. Hamur teknesi. |
| NAVEK: | f. Ok. |
| NAVEK-İ KALBÎ: | İçten, kalbden çekilen âh. |
| NAVEK-ENDAZ: | f. Okçu. Ok atıcı. |
| NAVER: | f. (C.: Naverân) Olabilir, mümkün, kabil. |
| NAVERÂN: | (Naver. C.) Olabilir şeyler, mümkün olan şeyler. |
| NAVERD: | f. Savaş, harb, dövüş, ceng. |
| NAVERDGÂH: | f. Savaş alanı, harb sahası, muharebe meydanı. |
| NAVERDHÂH: | f. Savaş isteyen, muharebe arzulayan. |
| İçerisinde 'NAVE' geçenler |
|---|
| ALÂ-TARİK-İL MÜNAVEBE: | Nöbetleşe, münâvebe yoluyla. |
| BENAVER: | f. İri, büyük çıban. Kan çıbanı. |
| BİL-MÜNAVEBE: | Değişerek, nöbetleşe. |
| BİNAVEND: | f. Mâni, engel. |
| DENAVET: | Yakın olmak, yakınlık. |
| MÜNAVEBE: | Nöbetle iş görmek, nöbetleşmek. |
| MÜNAVEBETEN: | Nöbet ile, nöbetleşerek. Sırayla. |
| MÜNAVEHA: | (Nevh. den) Feryad ile ağlama. |
| MÜNAVELE: | Takdim, bir şeyi el ile öne uzatmak. Sunmak, arzetmek. |
| MÜNAVEME: | Uyku hususunda yarışma. |
| NAVEK: | f. Ok. |
| NAVEK-İ KALBÎ: | İçten, kalbden çekilen âh. |
| NAVEK-ENDAZ: | f. Okçu. Ok atıcı. |
| NAVER: | f. (C.: Naverân) Olabilir, mümkün, kabil. |
| NAVERÂN: | (Naver. C.) Olabilir şeyler, mümkün olan şeyler. |
| NAVERD: | f. Savaş, harb, dövüş, ceng. |
| NAVERDGÂH: | f. Savaş alanı, harb sahası, muharebe meydanı. |
| NAVERDHÂH: | f. Savaş isteyen, muharebe arzulayan. |
| PEHNAVER: | f. Pek geniş. Pek açık. * Soluk, solmuş. |
| PEHNAVERÎ: | f. Enlilik, genişlik. Vüs'at. |
| SENAVER: | f. Medheden, öven. |
| SENAVERÎ: | f. Birisini medhedene, övene ait. Senakârane. |
| ŞİNAVER: | f. Suda yüzen. Yüzgeç. |
| TİNAVE: | Müzakereyi terketmek. Görüşmeyi bırakmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| NAVEK : | f. Ok. |
| NAV : | f. Küçük gemi. Sandal, kayık. * İçi oyuk şey. |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |