Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NAVE: f. Hamur teknesi.
NAVEK: f. Ok.
NAVEK-İ KALBÎ: İçten, kalbden çekilen âh.
NAVEK-ENDAZ: f. Okçu. Ok atıcı.
NAVER: f. (C.: Naverân) Olabilir, mümkün, kabil.
NAVERÂN: (Naver. C.) Olabilir şeyler, mümkün olan şeyler.
NAVERD: f. Savaş, harb, dövüş, ceng.
NAVERDGÂH: f. Savaş alanı, harb sahası, muharebe meydanı.
NAVERDHÂH: f. Savaş isteyen, muharebe arzulayan.
İçerisinde 'NAVE' geçenler
ALÂ-TARİK-İL MÜNAVEBE: Nöbetleşe, münâvebe yoluyla.
BENAVER: f. İri, büyük çıban. Kan çıbanı.
BİL-MÜNAVEBE: Değişerek, nöbetleşe.
BİNAVEND: f. Mâni, engel.
DENAVET: Yakın olmak, yakınlık.
MÜNAVEBE: Nöbetle iş görmek, nöbetleşmek.
MÜNAVEBETEN: Nöbet ile, nöbetleşerek. Sırayla.
MÜNAVEHA: (Nevh. den) Feryad ile ağlama.
MÜNAVELE: Takdim, bir şeyi el ile öne uzatmak. Sunmak, arzetmek.
MÜNAVEME: Uyku hususunda yarışma.
NAVEK: f. Ok.
NAVEK-İ KALBÎ: İçten, kalbden çekilen âh.
NAVEK-ENDAZ: f. Okçu. Ok atıcı.
NAVER: f. (C.: Naverân) Olabilir, mümkün, kabil.
NAVERÂN: (Naver. C.) Olabilir şeyler, mümkün olan şeyler.
NAVERD: f. Savaş, harb, dövüş, ceng.
NAVERDGÂH: f. Savaş alanı, harb sahası, muharebe meydanı.
NAVERDHÂH: f. Savaş isteyen, muharebe arzulayan.
PEHNAVER: f. Pek geniş. Pek açık. * Soluk, solmuş.
PEHNAVERÎ: f. Enlilik, genişlik. Vüs'at.
SENAVER: f. Medheden, öven.
SENAVERÎ: f. Birisini medhedene, övene ait. Senakârane.
ŞİNAVER: f. Suda yüzen. Yüzgeç.
TİNAVE: Müzakereyi terketmek. Görüşmeyi bırakmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NAVEK : f. Ok.
NAV : f. Küçük gemi. Sandal, kayık. * İçi oyuk şey.
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...