Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NAZİR: Tâze.
Altın.
NAZİR(E): Bir şeye benzemek üzere yapılan şey. Denk, eş, örnek. Benzeyen.
Edb: Bir şairin manzumesine, başka bir şair tarafından aynı vezin ve kafiyede olmak üzere yapılan benzer.
NAZİRE: Mühlet vermek, tehir etmek.
NAZİREGÛ: f. Nazire söyliyen.
İçerisinde 'NAZİR' geçenler
ADÎM-ÜN NAZÎR: Eşi, benzeri olmayan. Eşsiz. Benzersiz.
BÎ-NAZİR: f. Benzeri olmayan. Nasirsiz.
HANAZÎR: (Hınzır. C.) Hınzırlar, domuzlar.
HENAZÎR: Hınzırlar, domuzlar.
LÂNAZÎR: Eşsiz, nazirsiz, benzersiz. Eşi ve benzeri olmıyan.
MÜRAAT-I NAZÎR: Edb: Mânâca birbirine uygun kelimeleri bir cümlede toplamak.
NAZİR(E): Bir şeye benzemek üzere yapılan şey. Denk, eş, örnek. Benzeyen. * Edb: Bir şairin manzumesine, başka bir şair tarafından aynı vezin ve kafiyede olmak üzere yapılan benzer.
NAZİRE: Mühlet vermek, tehir etmek.
NAZİREGÛ: f. Nazire söyliyen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NAZİR(E) : Bir şeye benzemek üzere yapılan şey. Denk, eş, örnek. Benzeyen. * Edb: Bir şairin manzumesine, başka bir şair tarafından aynı vezin ve kafiyede olmak üzere yapılan benzer.
NAZİ' : Çekici kimse. * Husumet eden, düşmanlık eden.
NAZ : f. Bir şeyi beğenmeyiş, şımarıklık. * Beğendirmek maksadiyle kendini ağır satmak. * Celb-i muhabbet için edilen nezâket, letâfet ve zarafet. * Yalvarma, rica.(İşte ubudiyetin esası olan, acz ve fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı Uluhiyete karşı secde etmeğe bedel, naz ve fahr suretinde gidenler; zerrecik kalbini arşa müsavi tutar, katre gibi makamını deniz gibi evliyanın makamatı ile iltibas eder; kendini o büyük makamata yakıştırmak ve o makamda kendini muhafaza etmek için tasannuata, tekellüfata, mânâsız hodfüruşluğa ve birçok müşkülâta düşer. L.)
NA : Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...