Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NAZM: | Sıra, tertib. Kafiyeli, vezinli, söz, şiir. Dizili olan şey. Kur'an âyetleri. |
| NAZM-I CELİL: | Pek büyük kıymetli nazm edilmiş güzel söz. Kur'an-ı Kerim'in bir vasfı. Celil olan Cenab-ı Hakk'ın nazmı. |
| NAZM-I LAFZ: | Kelâmın, lâfız esas alınarak düzenlenmesi. |
| NAZMEN: | Nazım olarak, manzume halinde. Sıralı ve tertibli olarak. |
| NAZMİYYAT: | (Nazm. C.) Manzum yazılar. |
| İçerisinde 'NAZM' geçenler | |
| CEZALET-İ NAZMİYE: | Kur'an-ı Kerim'deki kelime ve harflerin harika bir ahenk ve münâsebet ile nazm ve tertibindeki cezâlet. |
| NAZM-I CELİL: | Pek büyük kıymetli nazm edilmiş güzel söz. * Kur'an-ı Kerim'in bir vasfı. * Celil olan Cenab-ı Hakk'ın nazmı. |
| NAZM-I LAFZ: | Kelâmın, lâfız esas alınarak düzenlenmesi. |
| NAZMEN: | Nazım olarak, manzume halinde. Sıralı ve tertibli olarak. |
| NAZMİYYAT: | (Nazm. C.) Manzum yazılar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NAZM-I CELİL : | Pek büyük kıymetli nazm edilmiş güzel söz. * Kur'an-ı Kerim'in bir vasfı. * Celil olan Cenab-ı Hakk'ın nazmı. |
| NAZ : | f. Bir şeyi beğenmeyiş, şımarıklık. * Beğendirmek maksadiyle kendini ağır satmak. * Celb-i muhabbet için edilen nezâket, letâfet ve zarafet. * Yalvarma, rica.(İşte ubudiyetin esası olan, acz ve fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı Uluhiyete karşı secde etmeğe bedel, naz ve fahr suretinde gidenler; zerrecik kalbini arşa müsavi tutar, katre gibi makamını deniz gibi evliyanın makamatı ile iltibas eder; kendini o büyük makamata yakıştırmak ve o makamda kendini muhafaza etmek için tasannuata, tekellüfata, mânâsız hodfüruşluğa ve birçok müşkülâta düşer. L.) |
| NA : | Arabçada "Biz" mânasına gelen zamirdir. Meselâ: Kitabünâ $ : "Kitabımız" misalinde olduğu gibi, kelimenin veya fiilin sonuna eklenen bitişik zamirdir. |