Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NEBV: | Sakız. |
| NEBVE: | Uzaklaşmak. Ok hedefe varamamak. Bir yerin havasının mizaca uygun olmaması. Kılıncın vurulan şeye saplanmayıp geri sıçraması. Pek çirkin ve kötü suretten gözün kaçması. |
| NEBVE: | (Nebâve) Yüksek yer. Yükseklik. |
| İçerisinde 'NEBV' geçenler | |
| NEBVE: | Uzaklaşmak. * Ok hedefe varamamak. * Bir yerin havasının mizaca uygun olmaması. * Kılıncın vurulan şeye saplanmayıp geri sıçraması. * Pek çirkin ve kötü suretten gözün kaçması. |
| NEBVE: | (Nebâve) Yüksek yer. * Yükseklik. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NEBVE : | Uzaklaşmak. * Ok hedefe varamamak. * Bir yerin havasının mizaca uygun olmaması. * Kılıncın vurulan şeye saplanmayıp geri sıçraması. * Pek çirkin ve kötü suretten gözün kaçması. |
| NEB' : | Gizli ses. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |