| Kelime | Anlam |
|---|
| NEDA: | Rutubet, çiğ, nem. |
| NEDAİD: | (Nedid ve Nedide C.) Emsâller, akranlar, eşler. |
| NEDALET: | Kir, pislik. Çalma, sirkat etme, aşırma. |
| NEDAMET: | (Nedm. den) Pişmanlık, nedâmet etmek. |
| NEDAMETGÂH: | f. Pişmanlık yeri. |
| NEDAMETKÂR: | f. Nedamet eden. Pişman olan. |
| NEDAMETKÂRÎ: | f. Pişmanlık, nâdim oluş. |
| NEDAN: | f. Bilmeyen, bilmez. |
| NEDARET: | Tazelik, parlaklık, letafet, taravet. |
| NEDAVET: | Yaşlık, ıslaklık, nemlik, rutubet. |
| İçerisinde 'NEDA' geçenler |
|---|
| AYİNEDAR: | f. Ayna tutan. * Eskiden, bir büyük adamın giyinirken aynasını tutmakla vazifeli hizmetçi. * Berber. |
| HANEDAN: | f. Soyca dindar ve asil âile. * Peygamber (A.S.M.) sülâlesi. |
| HAZİNEDAR: | f. Malı muhafazaya me'mur olan. |
| HAZİNEDARÎ: | f. Hazinedarlık. |
| İĞNEDAN: | İğne koymağa mahsus küçük kutu. |
| KÂRNEDAŞTE: | f. İş bilmez, acemi, işten anlamaz. |
| KİNEDÂR: | f. Kindâr, kin güden, düşmanlık besliyen. |
| NEDAİD: | (Nedid ve Nedide C.) Emsâller, akranlar, eşler. |
| NEDALET: | Kir, pislik. * Çalma, sirkat etme, aşırma. |
| NEDAMET: | (Nedm. den) Pişmanlık, nedâmet etmek. |
| NEDAMETGÂH: | f. Pişmanlık yeri. |
| NEDAMETKÂR: | f. Nedamet eden. Pişman olan. |
| NEDAMETKÂRÎ: | f. Pişmanlık, nâdim oluş. |
| NEDAN: | f. Bilmeyen, bilmez. |
| NEDARET: | Tazelik, parlaklık, letafet, taravet. |
| NEDAVET: | Yaşlık, ıslaklık, nemlik, rutubet. |
| RAHNEDÂR: | f. Eksiği, bozuğu olan. * Zarara uğramış. * Yıkığı olan. |
| VEZNEDÂR: | f. Vezne memuru. Bir teşkilâta âit parayı alıp veren memur. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| NEDAİD : | (Nedid ve Nedide C.) Emsâller, akranlar, eşler. |
| NED' : | Dikkat etmek. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |