Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NEFS-İ MÜTEKELLİM: | Gr: Birinci şahıs. (Bak: Mütekellim-i vahde) |
| İçerisinde 'NEFS-İ MÜTEKELLİM' geçenler | |
| İçerisinde 'NEFS-İ MÜTEKELLİM' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NEFS-İ MÜLHEME : | Tas: Lüzumu hâlinde Cenab-ı Hak tarafından kendisine hakikatlar ilham edilen, tasaffi ve tekâmül etmiş nefis. |
| NEFS-İ MARDİYE (MARZİYYE) : | Kusurlarını bilen, kendisinden râzı olunan nefis. Rabbinin indinde makbul olan nefis. |
| NEFS-İ AMEL : | Amelin ta kendisi. |
| NEFS : | Üfürmek, üflemek. |
| NEF' : | Fayda, yararlılık. * Fls: Faydacılık. Yani: Bir şeyin doğru olup olmadığını, o şeyin faidesine göre değerlendiren yanlış bir nazariyedir. Kudsi dinimiz olan İslâmiyette ise: Bir şeyin doğru veya yanlış; iyi ve kötü olması, Allahın emir ve nehyine tâbidir. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |