Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NEHA: | Pek akıllı adam. İhtiyacı terkeylemek. (Güya kendi nefsi cihetinden menedilmiş demektir.) |
| NEHABİK: | Bildikleriyle amel etmeyip halka da öğretmeyen. |
| NEHABİR: | (Nühbur. C.) Kum yığınları, kum tepeleri. |
| NEHAFE: | Tıksırmak, aksırmak. Nefes verip almak. |
| NEHAFE: | Zayıflık. |
| NEHAK: | Eşek anırtısı. |
| NEHAKE(T): | Bahadırlık, kahramanlık, şecaat. Keskinlik. |
| NEHAMÎ: | Demirci. |
| NEHAR: | (C.: Enhür) Fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar olan aydınlık. Toy kuşunun yavrusu. Altın. |
| NEHAR-I EBYAZ: | Gündüzün beyazlığı, gündüze benzeyen beyazlık. Beyazlığın parlaklığı. |
| NEHAR-I ÖRFÎ: | Güneşin tuluundan gurubuna - doğuşundan batışına - kadar olan zaman. |
| NEHAR-I ŞER'Î: | Fecr-i sadıktan güneşin batışına kadar olan müddet. |
| NEHAREN: | Gündüzün. Gündüz vakti. |
| NEHARÎ: | Gündüzlü, gündüz ile alâkalı. Yatılı olmayan mekteb veya talebe. |
| NEHAVE: | (Et) çiğ olmak. |
| İçerisinde 'NEHA' geçenler | |
| HATT-I NISF-ÜN NEHAR: | Meridyen. Ekvatora dik olarak geçtiği farzedilen dairelerin her biri. |
| KİNEHÂH: | f. İntikam ve öc almak istiyen. Müntakim, kinci. |
| LEYL Ü NEHAR: | Gece ve gündüz. |
| MUAYENEHANE: | f. Hekimlerin, hastaları muayene ettikleri yer. |
| MÜSANEHA: | Akla veya hatıra gelme. |
| NAHR-ÜN NEHAR: | Gündüzün evveli. |
| NEHABİK: | Bildikleriyle amel etmeyip halka da öğretmeyen. |
| NEHABİR: | (Nühbur. C.) Kum yığınları, kum tepeleri. |
| NEHAFE: | Tıksırmak, aksırmak. * Nefes verip almak. |
| NEHAFE: | Zayıflık. |
| NEHAK: | Eşek anırtısı. |
| NEHAKE(T): | Bahadırlık, kahramanlık, şecaat. * Keskinlik. |
| NEHAMÎ: | Demirci. |
| NEHAR: | (C.: Enhür) Fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar olan aydınlık. * Toy kuşunun yavrusu. * Altın. |
| NEHAR-I EBYAZ: | Gündüzün beyazlığı, gündüze benzeyen beyazlık. Beyazlığın parlaklığı. |
| NEHAR-I ÖRFÎ: | Güneşin tuluundan gurubuna - doğuşundan batışına - kadar olan zaman. |
| NEHAR-I ŞER'Î: | Fecr-i sadıktan güneşin batışına kadar olan müddet. |
| NEHAREN: | Gündüzün. Gündüz vakti. |
| NEHARÎ: | Gündüzlü, gündüz ile alâkalı. * Yatılı olmayan mekteb veya talebe. |
| NEHAVE: | (Et) çiğ olmak. |
| NE'NEHAVA: | Anason, kimyon. |
| NISF-ÜN NEHAR: | Öğle vakti, gündüzün ortası. * Meridyen. |
| NÜMUNEHANE: | f. Nümunelik şeylerin konulduğu yer. * Müze. |
| RESANEHÂR: | f. Hasret çekici. |
| ŞARİB-ÜL LEYLİ VE-N NEHAR: | Gece gündüz içki içen. Devamlı sarhoş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NEHABİK : | Bildikleriyle amel etmeyip halka da öğretmeyen. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |