Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NEHAR: | (C.: Enhür) Fecrin doğuşundan güneşin batışına kadar olan aydınlık. Toy kuşunun yavrusu. Altın. |
| NEHAR-I EBYAZ: | Gündüzün beyazlığı, gündüze benzeyen beyazlık. Beyazlığın parlaklığı. |
| NEHAR-I ÖRFÎ: | Güneşin tuluundan gurubuna - doğuşundan batışına - kadar olan zaman. |
| NEHAR-I ŞER'Î: | Fecr-i sadıktan güneşin batışına kadar olan müddet. |
| NEHAREN: | Gündüzün. Gündüz vakti. |
| NEHARÎ: | Gündüzlü, gündüz ile alâkalı. Yatılı olmayan mekteb veya talebe. |
| İçerisinde 'NEHAR' geçenler | |
| HATT-I NISF-ÜN NEHAR: | Meridyen. Ekvatora dik olarak geçtiği farzedilen dairelerin her biri. |
| LEYL Ü NEHAR: | Gece ve gündüz. |
| NAHR-ÜN NEHAR: | Gündüzün evveli. |
| NEHAR-I EBYAZ: | Gündüzün beyazlığı, gündüze benzeyen beyazlık. Beyazlığın parlaklığı. |
| NEHAR-I ÖRFÎ: | Güneşin tuluundan gurubuna - doğuşundan batışına - kadar olan zaman. |
| NEHAR-I ŞER'Î: | Fecr-i sadıktan güneşin batışına kadar olan müddet. |
| NEHAREN: | Gündüzün. Gündüz vakti. |
| NEHARÎ: | Gündüzlü, gündüz ile alâkalı. * Yatılı olmayan mekteb veya talebe. |
| NISF-ÜN NEHAR: | Öğle vakti, gündüzün ortası. * Meridyen. |
| RESANEHÂR: | f. Hasret çekici. |
| ŞARİB-ÜL LEYLİ VE-N NEHAR: | Gece gündüz içki içen. Devamlı sarhoş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NEHAR-I EBYAZ : | Gündüzün beyazlığı, gündüze benzeyen beyazlık. Beyazlığın parlaklığı. |
| NEHA : | Pek akıllı adam. * İhtiyacı terkeylemek. (Güya kendi nefsi cihetinden menedilmiş demektir.) |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |