Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NEHR: Çay, ırmak.
Vüs'at, bolluk. Genişlik.
NEHR-ÜS SEMA: Samanyolu. Kehkeşan.
NEHR: Boğazlamak, kesmek.
Namazda sağ elini sol eli üzerine koymak.
Sadr, göğüs.
NEHREN: Nehirden. Nehir yoluyla.
NEHREYN: İki nehir.
NEHRÎ: (Nehriye) Nehirle ilgili, nehre ait.
İçerisinde 'NEHR' geçenler
FEM-İ NEHR: Nehir ağzı.
HÂFE-İ NEHR: Nehir kenarı.
İNDİFAK-I NEHR: Nehrin şiddetle dökülmesi.
MAVERA-ÜN NEHR: Ceyhun ırmağının doğusunda kalan ülkelere müslüman coğrafyacıların verdiği ad. Türklerin yaşadıkları bu ülkeler, Ceyhun ve Seyhun ırmaklarının havzalarını ihtiva ediyordu. * Dicle ile Fırat arası.
NEHR-ÜS SEMA: Samanyolu. Kehkeşan.
NEHREN: Nehirden. Nehir yoluyla.
NEHREYN: İki nehir.
NEHRÎ: (Nehriye) Nehirle ilgili, nehre ait.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NEHR-ÜS SEMA : Samanyolu. Kehkeşan.
NEHA : Pek akıllı adam. * İhtiyacı terkeylemek. (Güya kendi nefsi cihetinden menedilmiş demektir.)
NE : f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...