| Kelime | Anlam |
|---|
| NESA: | (C.: Ensâ) Uyluk başından tırnağa kadar varan bir damar. Te'hir etmek, sonraya bırakmak. |
| NESAİ: | (Bak: Kütüb-ü sitte-i hadisiyye) |
| NESAİC: | (Nesice. C.) Dokumalar. Dokunmuş kumaşlar. Ette ve deride olan nescler, dokular. (Bak: Nesc) |
| NESAİH: | (Nesâyih) (Nasihat. C.) Nasihatler, öğütler. |
| NESAİK: | (Nesike. C.) Kesilen kurbanlar. |
| NESAİM: | (Nesim. C.) Hafif ve lâtif rüzgârlar. |
| NESAİS: | (Nesise. C.) Fesatlık için yapılan fısıltılar. |
| NESAK: | Tarz, usul, yol, şekil, üslub. |
| NESAK-I VÂHİD: | Tek şekilde, tek tarzda, tek biçimde. |
| NESAKSÂZ: | f. Tertib eden, düzenliyen, tanzim eden, düzen veren. |
| NESAR: | (C.: Nüsür - Ensür) Bir kuş adı. Gerges de denir. |
| İçerisinde 'NESA' geçenler |
|---|
| KARNESA: | Doğan kuşunun, avının ardına düşmesi. |
| NESAİ: | (Bak: Kütüb-ü sitte-i hadisiyye) |
| NESAİC: | (Nesice. C.) Dokumalar. Dokunmuş kumaşlar. Ette ve deride olan nescler, dokular. (Bak: Nesc) |
| NESAİH: | (Nesâyih) (Nasihat. C.) Nasihatler, öğütler. |
| NESAİK: | (Nesike. C.) Kesilen kurbanlar. |
| NESAİM: | (Nesim. C.) Hafif ve lâtif rüzgârlar. |
| NESAİS: | (Nesise. C.) Fesatlık için yapılan fısıltılar. |
| NESAK: | Tarz, usul, yol, şekil, üslub. |
| NESAK-I VÂHİD: | Tek şekilde, tek tarzda, tek biçimde. |
| NESAKSÂZ: | f. Tertib eden, düzenliyen, tanzim eden, düzen veren. |
| NESAR: | (C.: Nüsür - Ensür) Bir kuş adı. Gerges de denir. |
| SİNESAF: | f. Sarılıp kucaklaşmış. |
| ŞANESÂZ: | f. Tarak yapan, tarakçı. |
| TERANESÂZ: | f. Öten, ötücü. |
| YEKNESAK: | Devamlı aynı halde olan. Biteviye. Değişmez bir hal.(Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuddan ziyade şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider. L.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| NESAİ : | (Bak: Kütüb-ü sitte-i hadisiyye) |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |