Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NESR: | (Nesir) Çoğaltmak, saçmak, yaymak. Manzum olmayan söz veya yazı. |
| NESR: | Hamele-i Arş'tan olan bir melek. Akbaba, kartal. Nuh kavminin putlarından birisinin ismi. Yarayı deşmek. Kuşun, eti didiklemesi. Birinin aleyhinde konuşmak. Güneyde bir parlak yıldız. Buna Nesr-ül vâki' denir. Batıdaki yıldıza ise: Nesr-üt-Tair denir. Atın tırnağının içi veya tırnağın üstündeki et. |
| NESRE: | Büyük geniş gömlek. Hayvanın tiksirip burnundan sümüğünü çıkarması. Menazil-i kamerden iki yıldız. |
| NESREN: | Nesir olarak, manzum olmadan yazılan yazı. Çoğaltmak suretiyle. |
| NESRİN: | Yabani gül. |
| İçerisinde 'NESR' geçenler | |
| KINNESRİN: | Şam diyârında bir mekân adı. |
| NESRE: | Büyük geniş gömlek. * Hayvanın tiksirip burnundan sümüğünü çıkarması. * Menazil-i kamerden iki yıldız. |
| NESREN: | Nesir olarak, manzum olmadan yazılan yazı. * Çoğaltmak suretiyle. |
| NESRİN: | Yabani gül. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NESRE : | Büyük geniş gömlek. * Hayvanın tiksirip burnundan sümüğünü çıkarması. * Menazil-i kamerden iki yıldız. |
| NESA : | (C.: Ensâ) Uyluk başından tırnağa kadar varan bir damar. * Te'hir etmek, sonraya bırakmak. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |