Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NESS: Sürmek, sevk.
Kurumak.
NESS: İfşa etmek, açıklamak.
Gayret ve hamiyyet etmek.
NESSABE: Nesepleri iyi bilen kimse.
NESSAC: Dokuyucu, dokuyan, çuhacı.
NESSAF: Gagası büyük bir kuş.
NESSAR: Dağıtan, saçan, neşreden.
Parlatan.
İçerisinde 'NESS' geçenler
EYNESSERA-MİN-ES-SÜREYYA: (İmkânsızlık bildiren bir tâbirdir ki) Yer nerede, Süreyyâ nerede?.. Süreyyâ ile yer bir olur mu? (meâlindedir ve birbirlerine zıt ve uzak olan şeyler için söylenir.)
MİNESSERA İLESSÜREYYA: (Mines serâ il-es süreyyâ) Yerden göğe kadar.
MİNSEE (MİNESSEE): Asâ, sopa.
MÜNESSAK: Sıralı ve düzgün bir tarzda dizilmiş. * Pek düz.
MÜNESSİM: Hayat veren, ruh veren. Allah. * Lâyık olana maaş bağlıyan kimse. * Köle âzâd eden.
MÜTENESSİC: (Nesc. den) Dokunan, örülen.
MÜTENESSİK: (Nask. dan) Biteviye olan, yeknesak olan.
MÜTENESSİK: Kulluk eden.
MÜTENESSİM: (Nesim. den) Rüzgâr kokusu olan. Rüzgâr koklıyan.
MÜTENESSİR: (Nesr. den) Saçılan, yayılan, dağılan.
NESSABE: Nesepleri iyi bilen kimse.
NESSAC: Dokuyucu, dokuyan, çuhacı.
NESSAF: Gagası büyük bir kuş.
NESSAR: Dağıtan, saçan, neşreden. * Parlatan.
TENESSUH: Eşsiz, çok güzel ve çok az bulunur olma.
TENESSÜK: İbadet etmek.
TENESSÜM: (Nesim. den) Havayı teneffüs etme. * Güzel kokular kokutmak. * Haber erişmek.
TENESSÜR: Dağılma, saçılma, yayılma, serpilme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NESSABE : Nesepleri iyi bilen kimse.
NESA : (C.: Ensâ) Uyluk başından tırnağa kadar varan bir damar. * Te'hir etmek, sonraya bırakmak.
NE : f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...