| Kelime | Anlam |
|---|
| NEVİ: | f. Yenilik. |
| NEVİD: | f. Müjde, beşaret, iyi ve sevinçli haber. |
| NEVİN: | f. Yeni, yepyeni, yeni şey. |
| NEVİS: | Kuvvet. |
| İçerisinde 'NEVİ' geçenler |
|---|
| AN'ANEVÎ: | An'ane ile alâkalı. |
| AN'ANEVİYE: | An'aneciler. * An'aneden gelen. |
| BİRADER-İ MANEVÎ: | Din veya âhiret kardeşi. |
| CİHAD-I MANEVÎ: | İlim, fikir, istiğfar gibi manevi unsurlarla din düşmanlarına karşı koymak. |
| HÂSILAT-I SENEVİYYE: | Senelik kazançlar, yıllık gelirler. |
| HÜSN-Ü MA'NEVÎ: | (Hüsn-i ma'nevî) Manevî güzellik. İç güzelliği. |
| İCMAL-İ SENEVÎ: | Senelik gelir ve giderleri yahut yalnız giderleri toplu ve kısaltmış olarak gösteren cetveller. |
| İSNEVÎ: | İki ile alâkalı. * Pazartesi günü ile alâkalı. * Her pazartesi günleri oruç tutan kimse. |
| MAANÎ-İ SÂNEVİ: | İkinci derecedeki mânâlar. İşarî, mecazî, remzî mânâlar gibi. |
| MAHREK-İ SENEVÎ: | Bir seyyarenin, bağlı olduğu kürenin etrafında dönmesiyle hâsıl olan farazî daire. |
| MANEVÎ: | (Ma'nevi) Mânaya âit. Maddî olmayan. Mücerred. Ruhani. |
| MANEVİYYAT: | Maddi olmayan kuvvet. Mânâ âlemine âit olanlar. Dinden, imândan, mukaddesât ve imândan gelen kuvvet (Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise, mâneviyatta kördür. H.) |
| MANEVİYYUN: | Allah'a, dine, mukaddesata inanmış olanlar. |
| MEDAR-I SENEVÎ: | Dünya, güneş etrafında seyrederken çizdiği farazi dâire. |
| MESNEVÎ: | İkilik manzume. Her beyti ayrı kafiyeli olan manzume. |
| MESNEVÎ-İ NURİYE: | Aslı Arapça olup, sonradan tercemesi de yapılmış olan Risale-i Nur Külliyatı'ndan bir eserdir. |
| MESNEVÎ-İ ŞERİF: | Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin meşhur farsça olan eserinin ismi. (Bak: Mevlâna Celaleddin-i Rumî) |
| MESNEVİYYAT: | (Mesnevî. C.) Mesnevi tarzında yazılmış olan eserler. |
| MEVCUD-U MANEVÎ: | Mânevi varlık. |
| MESNEVÎ-İ ŞERİF: | Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin meşhur farsça olan eserinin ismi. (Bak: Mevlâna Celaleddin-i Rumî) |
| NEVİD: | f. Müjde, beşaret, iyi ve sevinçli haber. |
| NEVİN: | f. Yeni, yepyeni, yeni şey. |
| NEVİS: | Kuvvet. |
| SANAYİ-İ MANEVİYE: | Mâna delâletiyle olan san'at. (Teşbih ve istiâre gibi.) |
| SANEVÎ: | İkinci. İkinci derecede. |
| SENEVÎ: | Seneye ait. Bir yıl içinde olan. Senelik. Seneye mensub. |
| ŞAHS-I MANEVÎ: | Bir şahıs olmayıp kendisine bir şahıs gibi muamele yapılan şirket, cemaat, cemiyet gibi ortaklıklar. Belli bir kişi olmayıp bir cemaatten meydana gelen manevî şahıs. * Bir topluluğun taşıdığı manevî kuvvet ve meziyetler. |
| TE'KİD-İ MANEVÎ: | Söylenişi başka, manası müşterek olan. |
| VELED-İ MANEVÎ: | Evlâdlığa kabul edilen, âhiret evlâdı. Bir hocanın talebesi. Mürid. |
| ZARAR-I MA'NEVÎ: | Huk: Tazminat. Manevî zarar ve ziyan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| NEVİD : | f. Müjde, beşaret, iyi ve sevinçli haber. |
| NEV' : | Çeşit, sınıf, cins. * Taleb etmek. Meyletmek, eğilmek. İki yana sallanmak. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |