Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NEVİ: f. Yenilik.
NEVİD: f. Müjde, beşaret, iyi ve sevinçli haber.
NEVİN: f. Yeni, yepyeni, yeni şey.
NEVİS: Kuvvet.
İçerisinde 'NEVİ' geçenler
AN'ANEVÎ: An'ane ile alâkalı.
AN'ANEVİYE: An'aneciler. * An'aneden gelen.
BİRADER-İ MANEVÎ: Din veya âhiret kardeşi.
CİHAD-I MANEVÎ: İlim, fikir, istiğfar gibi manevi unsurlarla din düşmanlarına karşı koymak.
HÂSILAT-I SENEVİYYE: Senelik kazançlar, yıllık gelirler.
HÜSN-Ü MA'NEVÎ: (Hüsn-i ma'nevî) Manevî güzellik. İç güzelliği.
İCMAL-İ SENEVÎ: Senelik gelir ve giderleri yahut yalnız giderleri toplu ve kısaltmış olarak gösteren cetveller.
İSNEVÎ: İki ile alâkalı. * Pazartesi günü ile alâkalı. * Her pazartesi günleri oruç tutan kimse.
MAANÎ-İ SÂNEVİ: İkinci derecedeki mânâlar. İşarî, mecazî, remzî mânâlar gibi.
MAHREK-İ SENEVÎ: Bir seyyarenin, bağlı olduğu kürenin etrafında dönmesiyle hâsıl olan farazî daire.
MANEVÎ: (Ma'nevi) Mânaya âit. Maddî olmayan. Mücerred. Ruhani.
MANEVİYYAT: Maddi olmayan kuvvet. Mânâ âlemine âit olanlar. Dinden, imândan, mukaddesât ve imândan gelen kuvvet (Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise, mâneviyatta kördür. H.)
MANEVİYYUN: Allah'a, dine, mukaddesata inanmış olanlar.
MEDAR-I SENEVÎ: Dünya, güneş etrafında seyrederken çizdiği farazi dâire.
MESNEVÎ: İkilik manzume. Her beyti ayrı kafiyeli olan manzume.
MESNEVÎ-İ NURİYE: Aslı Arapça olup, sonradan tercemesi de yapılmış olan Risale-i Nur Külliyatı'ndan bir eserdir.
MESNEVÎ-İ ŞERİF: Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin meşhur farsça olan eserinin ismi. (Bak: Mevlâna Celaleddin-i Rumî)
MESNEVİYYAT: (Mesnevî. C.) Mesnevi tarzında yazılmış olan eserler.
MEVCUD-U MANEVÎ: Mânevi varlık.
MESNEVÎ-İ ŞERİF: Mevlâna Celaleddin-i Rumî'nin meşhur farsça olan eserinin ismi. (Bak: Mevlâna Celaleddin-i Rumî)
NEVİD: f. Müjde, beşaret, iyi ve sevinçli haber.
NEVİN: f. Yeni, yepyeni, yeni şey.
NEVİS: Kuvvet.
SANAYİ-İ MANEVİYE: Mâna delâletiyle olan san'at. (Teşbih ve istiâre gibi.)
SANEVÎ: İkinci. İkinci derecede.
SENEVÎ: Seneye ait. Bir yıl içinde olan. Senelik. Seneye mensub.
ŞAHS-I MANEVÎ: Bir şahıs olmayıp kendisine bir şahıs gibi muamele yapılan şirket, cemaat, cemiyet gibi ortaklıklar. Belli bir kişi olmayıp bir cemaatten meydana gelen manevî şahıs. * Bir topluluğun taşıdığı manevî kuvvet ve meziyetler.
TE'KİD-İ MANEVÎ: Söylenişi başka, manası müşterek olan.
VELED-İ MANEVÎ: Evlâdlığa kabul edilen, âhiret evlâdı. Bir hocanın talebesi. Mürid.
ZARAR-I MA'NEVÎ: Huk: Tazminat. Manevî zarar ve ziyan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NEVİD : f. Müjde, beşaret, iyi ve sevinçli haber.
NEV' : Çeşit, sınıf, cins. * Taleb etmek. Meyletmek, eğilmek. İki yana sallanmak.
NE : f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...