Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
NEVR: (C.: Envâr) Parlaklık.
Ağaç çiçeği. Tomurcuk.
NEVRAH: f. İlk olarak seyahata çıkan. Yeni yolcu.
Yeni yol.
NEVREC: (Nevâric) Kağnı.
NEVRED: f. Gezen, yol alan, dolaşan.
NEVRES: (Nevrese) f. Yeni yetişmiş, yeni yetişen, yeni biten.
Genç, taze.
NEVRES: Su kuşlarından mavi renkli bir kuştur; başının yarısı siyah yarısı beyaz olur; güvercin büyüklüğündedir. Su üstüne yakın uçar ve balık gördüğü gibi kapar.
NEVRESİD: f. Yeni yetişmiş, yeni yetişme.
NEVRESİDE: f. Yeni yetişmiş, yeni yetişme.
Tâze, genç.
NEVRESİDEGÂN: (Nev-reside. C.) Yeni olgunlaşmağa başlamış olanlar, yeni yetişmeler. Gençler, tazeler.
NEVRESM: f. Yeni çıkma.
Yeni moda.
NEVRESTE: (C.: Nevrestegân) f. Yeni yetişmiş, yeni bitmiş, yeni meydana gelmiş, yeni hâsıl olmuş.
NEVROZ: Fr. Tıb: Sinir sistemi bozukluğu. Sinirlilik hastalığı.
NEVRUZ: f. Yeni gün. İlkbahar. Baharın ilk günü sayılan ve güneşin Hamel (Kuzu) burcuna girdiği 22 Marta rastlayan gün. Bu tarihte gece ve gündüz müsâvi olur. İranlıların yılbaşısıdır.
NEVRUZİYE: Nevruz gününe âit olan. Hususan o gün için yazılan, söylenen manzume.
NEVRÜSTE: f. Yeni yetişme.
İçerisinde 'NEVR' geçenler
BENEVRE: f. Temel, esas, asıl.
CAME-İ NEVRUZÎ: Rengârenk elbise. * Bahar geldiğinde açan çeşitli çiçekler.
CİHAN-NEVRED: f. Cihanı gezen, dünyayı dolaşan.
MANEVRA: Fr. Bir makinenin, bir cihazın işleyişini düzenleme veya idare etme işi ve şekli. * Ask: Muharebede düşmanın savaş gücünü yok etmek maksadıyla eldeki askerî kuvvetlerin en te'sirli bir biçimde düzenlenmesini te'min eden bütün hareketler. * Barış zamanında kıt'alara ve kurmay hey'etlerine harptekilere benzer şartlar içinde eğitim sağlamak için yaptırılan hareket.
NEVRAH: f. İlk olarak seyahata çıkan. Yeni yolcu. * Yeni yol.
NEVREC: (Nevâric) Kağnı.
NEVRED: f. Gezen, yol alan, dolaşan.
NEVRES: (Nevrese) f. Yeni yetişmiş, yeni yetişen, yeni biten. * Genç, taze.
NEVRES: Su kuşlarından mavi renkli bir kuştur; başının yarısı siyah yarısı beyaz olur; güvercin büyüklüğündedir. Su üstüne yakın uçar ve balık gördüğü gibi kapar.
NEVRESİD: f. Yeni yetişmiş, yeni yetişme.
NEVRESİDE: f. Yeni yetişmiş, yeni yetişme. * Tâze, genç.
NEVRESİDEGÂN: (Nev-reside. C.) Yeni olgunlaşmağa başlamış olanlar, yeni yetişmeler. Gençler, tazeler.
NEVRESM: f. Yeni çıkma. * Yeni moda.
NEVRESTE: (C.: Nevrestegân) f. Yeni yetişmiş, yeni bitmiş, yeni meydana gelmiş, yeni hâsıl olmuş.
NEVROZ: Fr. Tıb: Sinir sistemi bozukluğu. Sinirlilik hastalığı.
NEVRUZ: f. Yeni gün. İlkbahar. Baharın ilk günü sayılan ve güneşin Hamel (Kuzu) burcuna girdiği 22 Marta rastlayan gün. Bu tarihte gece ve gündüz müsâvi olur. İranlıların yılbaşısıdır.
NEVRUZİYE: Nevruz gününe âit olan. Hususan o gün için yazılan, söylenen manzume.
NEVRÜSTE: f. Yeni yetişme.
SİNNEVR: (C.: Senânir) Kedi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
NEVRAH : f. İlk olarak seyahata çıkan. Yeni yolcu. * Yeni yol.
NEV' : Çeşit, sınıf, cins. * Taleb etmek. Meyletmek, eğilmek. İki yana sallanmak.
NE : f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...