Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| NEZİRE: | Nezredilmiş olan şey, adak. |
| İçerisinde 'NEZİRE' geçenler | |
| İçerisinde 'NEZİRE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| NEZİR : | (Nezr. den) Bir iş için korkulacak bir şey söyleyip gözdağı vermek. İlerdeki hesap için korkutmak. ("Beşir" in zıddıdır) * Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâmın bir vasfı olup Allaha (C.C.) inanıp itaat etmeyenlere cehennemden haber verdiği için "Nezir" denmiştir. |
| NEZİA : | (C.: Nezâyı') Aşiretinden başkasına nikâhlanmış olan kadın. |
| NEZ' : | Halkı birbirine düşürmek, ifsâd, bozmak. |
| NE : | f. "Değil, yok," mânasına nefy edâtıdır. |