Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
OST: (Bak: Heme ost)
İçerisinde 'OST' geçenler
AGNOSTİK: fels. Agnostisizm görüşünü benimseyen.
AGNOSTİSİZM: fels. Gerçeğin, mutlak hakikatın bilinemez olduğunu; insanın gerçeği, tam uygun bilgiyi elde edecek yaradılışta olmadığını kabul eden felsefe görüşü.
AKROSTİŞ: yun. Edb: Mısraların ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okununca manalı bir kelime veya has isim çıkacak şekilde düzenlenmiş manzume.
APOSTERİORİ: Fels: Tecrübe sonunda meydana gelen bilgi ve düşünceyi anlatmak için kullanılan bir sıfat. Meselâ ateşin yakıcı olduğunu denedikten sonra anlarız. Bu bilgi, aposteriori bir bilgidir.
BÂ-POSTA: Posta ederek, posta ile.
BOSTAN: (Bustan) f. Ağacı, çiçeği, yeşilliği çok olan yer, kokulu yer. Sebze bahçesi. * Kavun, karpuz.
BOSTAN-I HUDÂ: f. Huda'nın, Allah'ın bostanı meâlinde olup, İlâhî güzellikleri ve tecelli-i İlâhînin aksettiği yer mânâsında kullanılır. "Vahidiyet mertebesi" diye de söylenmiştir.
DOST: (C.: Dostân) f. Sevilen insan, muhib, yâr. * Erkek veya kadın sevgili, mâşuk, mahbub, mâşuka, mahbube. * Hakiki dost ve âşıkların ve âriflerin âşık oldukları Allah.
DOSTAN: (Dost. C.) Dostlar.
DOSTANE: f. Dostça, dostlukla.
DOSTÎ: f. Dostluk.
EGZOST: ing. İçten yanmalı motorlarda yanmış akaryakıt gazı. Bu gazın boşaltılması tertibatı.
EZ-OST: Ondan.
FETH-İ KOSTANTİNİYYE: İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethi.
HELYOSTAT: Yansıyan güneş ışınlarını, belli bir doğrultuya yöneltmeğe ve bu doğrultuda tutmaya yarayan bir ayna ile bir ayar sisteminden meydana gelen tertibat.
HEME EZ OST: Herşey ondandır.
HEME OST: Hepsi odur.
HOSTES: ing. Umumi taşıtlarda, daha ziyade uçaklarda yolcuları ağırlayan kız veya kadın.
KOSTANTINİYYE: İslâm dünyasında İstanbul için kullanılmış isimlerden biri.
MERSA-YI KOSTANTİNİYYE: İstanbul limanı.
POST: f. Tüylü hayvan derisi. * Mc: Makam, mevki.
POSTA: İtl. Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emânetlerin hepsi. * Bu emânetleri toplayan ve dağıtan idare ve onun yeri. * Belli zamanlarda sefer yapan ve çok zaman posta taşıyan vasıta. * Takım, kol. * Hizmet nöbetinde bulunan er. * Sefer.
POSTİN: f. Kürk.
POSTİNDUZ: f. Kürk diken.
POSTİNPUŞ: f. Kürk giyen.
POSTNİŞİN: Posta oturan. Daha evvelkinin yerine geçen.
POSTİNPUŞ: f. Kürk giyen.
ZEN-DOST: f. Kadınların peşinde dolaşan, kadınlardan hoşlanan, zampara.
ZERDOST: f. Cimri, hasis, tamahkâr.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
OSMAN (R.A.) : Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ın en yakın sahabelerinden, Aşere-i Mübeşşere'den ve İslâmiyet için en çok fedakârlık gösterenlerdendir. Hz. Talha ve Zübeyr'den evvel imana geldi, iman edenlerin beşincisi oldu. Resül-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın üçüncü halifesi ve damadıdır. Hazret-i Osman (R.A.) çok zengindi. Bütün malını Peygamberimiz ve İslâmiyet için feda etti. Çok hayâ ve hilm sahibi idi. Peygamberimizin (A.S.M.) iki kızı ile evlenmek nasib olduğu için kendisine "Zinnureyn" nâmı da verilmiştir. Hz. Ebu Bekir'in (R.A.) toplayıp cem'ettiği Kur'ân-ı Kerim nüshalarını teksir ederek mühim merkez ve vilâyetlere gönderdi. Sekseniki yaşında şehid edildi. (R.A.)
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...