| Kelime | Anlam |
|---|
| PENAH: | f. Sığınma. Sığınacak yer. Dayandığı nokta. |
| PENAH-ÂVERDE: | f. Sığınmış, iltica etmiş. Mülteci. |
| PENAHENDE: | f. Sığınan, iltica eden. |
| PENAHGÂH: | f. Sığınacak yer, melce. |
| PENAHÎ: | f. Sığınma. |
| PENAHİDE: | f. Sığınmış, iltica etmiş. |
| İçerisinde 'PENAH' geçenler |
|---|
| ADALETPENAH: | f. Adâletli. |
| ADL-PENAH: | Adâletin barındığı yer, adâlete sığınan kimse. |
| ÂLEM-PENAH: | f. Cihanın sığındığı (yer veya saha). |
| CÂ-Yİ PENAH: | Sığınılacak yer. |
| CİHAN-PENAH: | Cihanın koruyucusu olan. |
| FAHAMET-PENAH: | f. Yegâne müracaat edilecek en büyük makam. |
| FETVA-PENAH: | "Fetvaya sığınan" Şeyhülislâm. |
| GAMM-PENAH: | f. Tasalı yer, kederli yer. Kederin, tasanın sığındığı yer. |
| HİLAFETPENAH: | f. Hilafetin dayanak yeri. Halifeliği haiz bulunan, hilafeti koruyan kimse. Halife, padişah. |
| İSMETPENAH: | İsmetlü, ismetmeâb. |
| İSPENAH: | f. Ispanak. |
| MERHAMETPENAH: | f. Merhametli. |
| NÜBÜVVET-PENAH: | Peygamber, nebi. Nübüvvet kendisine istinad eden zât. |
| PENAH-ÂVERDE: | f. Sığınmış, iltica etmiş. Mülteci. |
| PENAHENDE: | f. Sığınan, iltica eden. |
| PENAHGÂH: | f. Sığınacak yer, melce. |
| PENAHÎ: | f. Sığınma. |
| PENAHİDE: | f. Sığınmış, iltica etmiş. |
| REŞAD-PENAH: | Reşada sebep olan. Kurtuluşa sebep. |
| RİSALET-PENAH: | Risaletin kendine istinad ettiği Hazret-i Muhammed (A.S.M.). (Risalet-meab da denir) |
| RİYASETPENAH: | f. Başkanlık makamında bulunan. Başkanlık eden, başkan olan. Reislik yapan. |
| REŞAD-PENAH: | Reşada sebep olan. Kurtuluşa sebep. |
| SADARET-PENAH: | f. Sadrazam bulunan kimse. |
| VEKÂLETPENÂH: | f. Padişahın vekili olan, sadrâzam. Başvekil. Başbakan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| PENAH-ÂVERDE : | f. Sığınmış, iltica etmiş. Mülteci. |
| PENAGÂH : | f. Sığınacak yer. Sığınak. Melce'. |
| PEÇE : | (C.: Peçegân) İnsan veya hayvan yavrusu. * Oğlan, çocuk. * Sarmaşık bitkisi. |