Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| PERDEKÂR: | f. Perdeli. Perde ile örtülü yer. |
| İçerisinde 'PERDEKÂR' geçenler | |
| İçerisinde 'PERDEKÂR' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| PERDEKEŞ : | f. Perde çekici, örtücü. Engel, mâni. |
| PERDE : | f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey. * Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi. * Bir sahne eserinin büyük bölümlerinden her biri. * Ekran, sinema perdesi. * Tıb: Aksu. * Mc: Gaflet. Basiretsizlik. (Bak: Esbabperest.) |
| PERD : | f. Kıvrım, büklüm, kat. |
| PER : | f. Kanat. |
| PEÇE : | (C.: Peçegân) İnsan veya hayvan yavrusu. * Oğlan, çocuk. * Sarmaşık bitkisi. |